İTÜ Mimarlık Fakültesi E-Dergisi JCoDe: Journal of Computational Design / Hesaplamalı Tasarım Dergisi dördüncü sayısının Mart 2021’de yayımlanması planlanmaktadır. Makale sunumlarının aşağıdaki Dergipark bağlantısından 10 Ocak 2021 tarihine kadar yapılması gerekmektedir.

JCoDe’un dördüncü sayısı, tasarım vehesaplama çalışmalarının arakesitindeki en temel paradigmalardan biri olan “Tasarımda Ölçme”ye odaklanmaktadır. Ölçme, en temel anlamıyla, değişken birniteliğin değerini tanımlama ve sayısal anlamda ifade etme eylemidir. İnsanınçevresini, üretimlerini ve nihayetinde kendisini bir değerler bütünü içerisindekonumlama çabasının bir sonucu olarak “Ölçme”, kökenleri en eski medeniyetlerdengünümüze dek ulaşan bir değerleme ve değerlendirme uğraşıdır. Birey ölçeğindealgısal olarak başlayan ve zihinde tamamlanan ölçme, tarihsel süreçte debedenin somut uzuvlarından (parmak, ayak, avuç, vb.) zihnin soyutkavramsallaştırmalarına (rakam, sayı, dizi, limit, vb.) doğru bir izlektesürmektedir. Özellikle Coğrafi Keşifler ve Sanayi Devrimi ile ivme vehassasiyet kazanan bu kadim eylem, yeni araç, teknoloji ve değerlendirmeyemuhtaç olgularla, doğa bilimlerinin özelinden çıkarak çağımız disiplinlerininhemen tümünde kayda değer bir önem kazanmaktadır. Geride bıraktığımız yüzyılda,bilgisayar bilimleri ve hesaplamalı teknolojilerin büyük veri işleyebilme,karmaşık problemleri çözme, kesinlik ve hassasiyet gibi noktalarda sunduğuolanaklar ile bu önem perçinlenmektedir.

Tasarım özelinde “Ölçme”, gerek biçim,malzeme, üretim gibi daha nesnel ve somut, gerekse performans, etkinlik, verimlilik,fiyatlama, kullanıcı konforu gibi daha muğlak ve soyut niteliklerin tespit vedeğerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Tasarım, bu geniş yelpazede, kendineözgü ölçüm birim, yöntem, ölçek ve yaklaşımlarını geliştirebildiği gibi, farklıdisiplinlerin araçlarından da sıklıkla faydalanmaktadır. Dolayısıyla, çalışmaalanları arasında her ne kadar ölçüm nesne veya olguları değişkenlik göstersede “Ölçme”, tasarım çalışmalarının doğa bilimleri ve sosyal bilimler ilekurduğu ilişki ve arakesitlerde de başlıca rolü üstlenmektedir.

Bu bağlamda JCoDe’un dördüncü sayısında,“Ölçme”nin tasarım süreç ve üretimlerinde kullanımları; tasarım eğitimindekiyeri; tasarım problemlerinin ele alınmasındaki rolü; biçim ve performansaraştırmalarında kullanımları; tarihi çevre, yapı ve eser belgelemedekiyenilikçi etkileri ve hesaplamalı tasarım araştırmalarındaki farklı kullanımolanakları tartışmaya sunulmaktadır.

Çizelge:

Ekim 2020: Makale çağrısı
10 Ocak 2021: DergiPark bağlantısından makale teslimi için son tarih
15 Şubat 2021: Kabul, red ve revizyonların bildirimi
25 Şubat - 1 Mart 2021: Revizyon teslimleri
Mart 2021: Sayının yayımlanması

 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

JCoDe: Journal of Computational Design / Hesaplamalı Tasarım Dergisi 'Mimarlıkta Yapay Zeka' temalı 3. sayısı yayınlanmıştır. Dergipark bağlantısı aşağıdaki gibidir. 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

 

ISSN 2687-4318

 

Tüm Dergi Açılır Sayfa

Formatında

 

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Mimarlıkta Yapay Zeka

Gülen Çağdaş, Sema Alaçam, Ethem Gürer

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Doğal Sistemlerle Bilgilendirilmiş Hesaplamalı Tasarım

Sevil Yazıcı

Sayfa 1-17

Yazıcı, S. (2020). Doğal Sistemlerle Bilgilendirilmiş Hesaplamalı Tasarım.   JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 1-17.

        https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1254359

 

Özet

Doğada canlı ve cansız varlıkların tümü sistem bütünlüğü içinde değerlendirilmektedir. Doğal sistemler hesaplama ile tanımlanan düzen ve dengeyi temsil eder. Matematikçiler, biyologlar, malzeme bilimcileri ve farklı alanlardan profesyoneller problem çözme amaçlı olarak doğal sistemleri araştırmaktadır. Doğa, tarihsel dönemlerden beri tasarım sürecinde referans olarak kullanılsa da, doğanın tasarım süreciyle verimli bir şekilde nasıl bütünleştirileceğine dair yanlış kullanımlar bulunmaktadır. Biyomimesis terimi, günümüzde doğayı taklit etme anlamını aşarak, doğanın zekasından öğrenme anlamında kullanılmaktadır. Mimari tasarım öğrencilerinin hesaplama becerilerini geliştirerek, doğal sistemleri analitik bakış açısıyla inceleme ve bulguları yaratıcı tasarım çözümlerinde uygulama ihtiyacı bulunmaktadır. Bu araştırma, mimarlık lisans eğitiminde uygulanmak üzere geliştirilmiş biyomimesis konulu bir seçmeli ders üzerinedir. Yöntem, doğal sistemlerin incelenmesi (1), doğal sistemlerin soyutlanması ve sistem parametrelerinin çıkarılması (2), parametrelerin hesaplamalı tasarım modelinde uygulanması (3) dahil olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır. Önerilen çalışma, 2018 yılından 2020 yılına dek öğrenci projelerinde uygulanmış olup, çıktılar organizasyon-, performans-, süreç- ve hareket-tabanlı hesaplama olmak üzere dört grupta incelenmiştir. Sonuçlar irdelendiğinde, öğrencilerin hesaplamalı tasarım konusunda beceri kazandıkları ve doğada bulunan sistemler hakkında farkındalıklarının arttığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Doğal Sistemler, Hesaplama, Algoritmalar, Mimari Tasarım Eğitimi

     TAM METİN (EN)         

4. Sürü Zekası Yaklaşımı ile Metro Hatlarının Değerlendirilmesi

Sena Kaynarkaya, Gülen Çağdaş

Sayfa 17-48

Kaynarkaya, S., Çağdaş, G. (2020). Sürü Zekası Yaklaşımı ile Metro Hatlarının Değerlendirilmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 17- 48.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255436

Özet

Bilgisayar teknolojileri günümüzde her alanda olduğu gibi mimari ve kentsel tasarım alanlarında da önemli yer tutmaktadır. Bu teknolojilerin mimari ve kentsel tasarım alanlarında gelişim süreçlerine daha yakından bakıldığında büyük ölçüde canlı organizmaların yaşam döngülerinden esinlenildiğini görmek mümkündür. Beliren canlı sistem örneklerinden olan cıvık mantarlar; temel ihtiyaçlarından doğan ve bireysel davranışlarından çok farklı sonuçlar doğuran sürü zekası örneği sergilemektedir. Günümüz kent içi ulaşım ağlarının yükünü önemli ölçüde hafifleten raylı sistemler, özellikle büyük kentlerde sürekli olarak değişmekte ve yenilenmektedir. Cıvık mantarların kullanıldığı örneklere bakıldığında, metro hatları ve otoyol sistemlerinin tasarımında oldukça önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Makalede sürü zekası yaklaşımı ile cıvık mantar davranışları sayısal ortamda modellenerek mevcut bir metro hatının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metro hatlarının ve otoyolların tasarım kriterlerine uygunluğunu değerlendirmek için yapılan çalışmalardan yola çıkılarak, İstanbul kentinde yapımı devam etmekte olan Göztepe-Ümraniye metro hattı üzerinde çalışılmıştır. Hat üzerindeki istasyonlar sabit tutulup modelin bir güzergâh oluşturması beklenerek ve oluşan güzergahın metro tasarım kriterlerine uygunluğu değerlendirilmiştir. Tasarım kriterlerine uygunluk göstermeyen noktalarda model üzerinde Python kodu aracılığı ile komutlar tanıtılıp, sürünün oluşturduğu güzergâh ile mevcut güzergâh arasındaki benzerlik ve farklılıklar karşılaştırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sürü Zekası, Cıvık Mantar, Metro Hattı Tasarımı

     TAM METİN (TR)        

5. Boğaz Hattındaki Trafiğin Optimizasyonuna Yönelik Bir Karar Destek Sistemi Önerisi: E-Bosphorus

Esranur Demirtaş, Şehnaz Cenani

Sayfa 49-70

Demirtaş, E., Cenani, Ş. (2020). Boğaz Hattındaki Trafiğin Optimizasyonuna Yönelik Bir Karar Destek Sistemi Önerisi: E-Bosphorus.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 49- 70.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1253309

Özet

İstanbul’un önemli bölgelerinden biri olan Boğaz Hattı, trafik sıkışıklığı problemi ve bu problemin bu hattaki rekreasyon alanlarında meydana getirdiği ses ve gürültü kirliliği gibi problemlerle karşı karşıyadır. Bu problemlerin ana sebebi bireysel araçlarla yapılan ulaşımın yoğunluğudur. Ancak toplu taşımanın tam olarak bu güzergahın paralelinde bulunan ve İstanbul şehir içi ulaşımında karakteristik bir ulaşım şekli olan deniz yolu ulaşımı ile sağlanması, konfor, hız, ücret gibi nedenlerle tercih edilmesi sonucunda bu hattaki trafik yoğunluğu aza indirgenebilir. Deniz yolu ulaşımının rota planlaması ve sefer saatleri gibi faktörlere bağlı olarak verimli olmayan kullanımı bu ulaşım türünün tercih edilmesi noktasında sorun teşkil etmektedir. Mevcut imkanlar göz önüne alındığında rotaların ve bu rotalara bağlı zaman çizelgelerinin akıllı senkronizasyonu sonucunda, boğaz hattını kullanan bireylerin deniz yolu ulaşımını kullanmalarını teşvik etmek yoluyla boğaz hattındaki trafiğin optimizasyonun sağlanması mümkündür. Çalışmada yöntem olarak karar ağacı ve en kısa yolu bulma algoritmaları kullanılacaktır. En kısa yol problemine ek olarak en kısa zamanı bulma da bu çalışmada ele alınan kriterlerdendir. Sonuç olarak, boğaz hattındaki bir iskeleden yine boğaz hattındaki bir başka iskeleye giderken en kısa yol ve en kısa zamanda gidilecek rotalar belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmanın çıktısı olarak mobil bir uygulamaya (E-Bosphorus) yönelik arayüz tasarımı geliştirilmiştir. Kullanıcıların sefer bilgisine hızlı olarak erişimindeki engel de yalnızca vapur rotalarına yönelik bu mobil uygulama ile kolaylıkla çözülebilecektir. Ek olarak turistik amaçla da bu uygulama kullanabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Deniz Yolu Ulaşımı, Boğaz Hattı, Karar Destek Sistemi, Rota Bulma.

    TAM METİN (TR)         

6. Cycle-GAN ile Modern İç Mekanlarının Bilim Kurgu Ortamları Olarak Yeniden Üretilmesi

Esra Yağdır Çeliker, Gizem Efendioğlu, Özgün Balaban

Sayfa 71-94

Yağdır, E., Efendioğlu, G., Balaban, Ö. (2020). Cycle-GAN ile Modern İç Mekanlarının Bilim Kurgu Ortamları Olarak Yeniden Üretilmesi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 71-94.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255687 

Özet

Derin öğrenme, karmaşık görevlerin ve büyük veri setlerinin işlenmesi gereken problemlerde, yapay sinir ağlarını kullanan bir makine öğrenmesi yöntemidir. Derin öğrenme ile daha önceden uzman bir insan tarafından bilgisayara aktarılması gereken veriye ait özelliklerin, salt bilgisayar tarafından işlenmesi mümkün hale gelmiştir. Derin öğrenmenin alt sistemlerinden biri olan Üretken Rakip Yapay Sinir Ağları (GAN) algoritması, birbirine zıt çalışan iki sinir ağının birbiri ile çekişmesinden faydalanmaktadır. Üretici ağ gerçek olmayan görseller üretirken, ayırt edici ağ, üretilen görselleri değerlendirmekte ve görselin sahte veya gerçek olduğu bilgisini üretmektedir. İki ağ arasındaki bu çekişmeli durum ayırt edici ağın gerçek ile sahteyi ayıramayacağı kadar kaliteli görseller üretilene kadar tekrarlanmaktadır. Bu nedenle GAN algoritması özellikle görüntü işleme ve görüntü çeviri problemlerinde tercih edilmektedir. Derin öğrenmenin sunduğu görüntü işleme teknikleri ile karmaşık mekânsal verilerin kurgulanması ve mekânsal kurguların görüntüler üzerinden tekrar üretimi mümkündür. Bu çalışmanın amacı, farklı özelliklere sahip iç mekânların bir bilim kurgu filminin parçası olma durumunu ve bu durumdan türeyen yeni mekânsal potansiyelleri araştırmaktır. Bu bağlamda görüntü işleme için uygun bir teknik olan GAN algoritması kullanılarak, modern iç mekânlar bilim kurgu mekânları olarak yeniden yorumlanmıştır. Çalışmada modern iç mekân fotoğraflarından ve bilim kurgu filmlerinden olmak üzere iki farklı veri seti oluşturulmuştur. Böylece modern iç mekânların bilim kurgu filmlerinde yer alması durumunda söz konusu mekânların morfolojik olarak nasıl yorumlanabileceği araştırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Cycle-GAN, Derin Öğrenme, Makine Öğrenmesi, Mimarlıkta Yapay Zeka, Mekansal Görüntü işleme.

    TAM METİN (TR)         

7. Çekişmeli Üretici Ağlar (GAN) ile Harita Üretimi ve Manipülasyonu

Ozan Balcı, Şemsi Barış Terzi, Özgün Balaban

Sayfa 95-114

Balcı, O., Terzi, B. Ş., Balaban, Ö. (2020). Çekişmeli Üretici Ağlar ile Harita Üretimi ve Manipülasyonu.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 95-114.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255766 

Özet

Yapay zeka, internetin yaygınlaşması ile yoğunlaşan veri birikimini işlenebilir kılmıştır. Bir yapay zeka türü olan makine öğrenmesi verilerin sınıflandırılması, anlamlandırılması ve işlenmesini kolaylaştırmıştır. Grafik işleme ünitelerinin gelişmesi ise görüntülerden oluşan verilerin işlenmesinde gerekli altyapıyı sağlayarak, yapılan çalışmaları kolaylaştırmış ve hızlandırmıştır. Görüntü işleme süreçlerinin gelişimi görüntülerden oluşan mimari veri setlerinin işlenmesini ve üretilmesini sağlayabilecektir. Bu çalışmanın amacı harita ölçeğindeki görüntü setinin işlenebilirliğinin gösterilmesi ve bu süreçteki kazanımların farklı ölçekteki mimari gösterim tekniklerinin nasıl işlenebileceğini düşündürmeye ve irdelemeye teşvik etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma sürecinde bir çekişmeli üretici ağ modeli kullanılarak uydu görüntüleri bir oyunun harita görüntülerine dönüştürülmüştür.* *Bu çalışma İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimari Tasarımda Bilişim Yüksek Lisans programı, Dr. Özgün Balaban tarafından yürütülen Mimari Tasarımda Özel Konular: Makine Öğrenmesi dersi kapsamında yapılan bir projeden üretilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çekişmeli Üretici Ağlar, Makine Öğrenmesi, Harita Üretimi.

    TAM METİN (TR)         

8. Evrişimsel Sinir Ağları Kullanarak Anadolu Selçuklu Desenlerinin Sınıflandırılması

Sevgi Altun, Cem Güneş

Sayfa 115-131

Altun, S., Güneş, C. (2020). Evrişimsel Sinir Ağları Kullanarak Anadolu Selçuklu Desenlerinin Sınıflandırılması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 115-131.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1248961 

Özet

Bu metin, mimari miras bağlamında bilgisayarla görü ve derin öğrenme yöntemlerinin kullanımına ilişkin bir çalışmanın değerlendirmesidir. Bir tür derin öğrenme yöntemi olan evrişimli sinirsel ağ (CNN), Anadolu Selçuklu süs desenlerini sınıflandırma amacı ile uygulanmıştır. Bilgisayarla görü, mimari miras alanında bilgi sağlama ve çalışmalara yardımcı olma kapasitesine sahip olsa da, her iki alandaki bilgileri bir araya getiren sınırlı sayıda çalışma vardır. Mimarlık tarihini çalışmalarında sıkça karşılaşılan konulardan biri olan Anadolu Selçuklu süsleme desenlerinin sınıflandırılması, söz konusu potansiyeli araştırmak için bir örnek olarak seçilmiştir. Proje, veri toplama kolaylığı nedeniyle düz yüzeylerde oyma ile edilen süsleme desenlerine odaklanmıştır. Çalışma için kullanılacak fotoğraflar bir araya getirilmiş ve iki farklı ancak birbiriyle ilişkili veri kümesi oluşturacak şekilde işlenmiştir. Sınıflar ve alt sınıflar bitkisel (seyrek / yoğun), geometrik (seyrek / yoğun) olarak belirlenmiştir. Daha sonra derin öğrenme modellerini eğitmek ve süsleme sınıfı öngörülerini elde etmek adına iki farklı evrişimli sinirsel ağ(CNN) mimarisi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları hem teknik hem de mimari açıdan incelenmiştir. Veri kümesi oluşturmanın hem uygulama hem süreç üzerindeki etkisi incelenmiştir. Böylece çalışma, gelecekteki kültürel miras ve yapay zeka konularında disiplinler arası araştırmalara temel oluşturmayı amaçlamıştır.

Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Anadolu Selçuklu Süslemeleri, Mimari Süslemeler, Mimari Miras, Evrişimli Sinirsel Ağ.

    TAM METİN (EN)         

9. Oyunlaştırmanın Kişisel Veri Toplanmasına Etkisi

Tolga Bilbey, Mehmet Tahir Sandıkkaya

Sayfa 131-152

Bilbey, T., Sandıkkaya, M. T. (2020). Oyunlaştırmanın Kişisel Veri Toplanmasına Etkisi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 131-152.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1188814 

Özet

Oyunlaştırma, kişilerin gelişigüzel görevleri tamamlamasını güdülemekte kullanılır. İnternet altyapısının doksanlı yılların başında ticarileşmesiyle birlikte reklâm gelirleri ile bu altyapı fonlandı. Böylece küresel reklâm şirketleri, hedef kitleye daha iyi odaklanmak ve karlılığı artırmak için olabildiğince çok kişisel veri toplamayı hedeflediler. Bu amaçla uyumlu olarak, reklâm şirketlerinin İnternet üzerinden küresel çapta kullanmaya başlamalarıyla oyunlaştırmaya ilgi artmıştır. Bu yaklaşım kişilerin İnternet’i kullanmayı sürdürmek için özlük bilgilerinin gizliliğinden ödün vermesi gerektiği tartışmasını ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma oyunlaştırmanın kişisel veri toplanmasına etkisinin gösterilmesini amaçlar. Etkiler, oyunlaştırılmış bir ortamda yürütülen bir anketle ölçülmüştür. Kişilerin beyanları ve demografik bilgileri, davranışları ile örtüştürülerek gözlenmiştir. Çalışmanın ortaya koyduğu en dikkat çekici sonuç; kişiler farkına varmadan davranışlarının değiştirilebileceğidir. Bu durumda, oyunlaştırma uygulamalarını sürdüren kişilerin etik değerlerle çelişmemek için son derece dikkatli olmaları gerekir.

Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Özlük Bilgilerinin Gizliliği, Anket.

    TAM METİN (EN)         

10. Yapay Zeka Çırakları İnsan Emsallerinden Daha İyi Performans Gösterirse?

Lale Başarır

Sayfa 153-166

Başarır, L.  (2020). Yapay Zeka Çırakları İnsan Emsallerinden Daha İyi Performans Gösterirse?  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 151-166.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255756  

Özet

Bu çalışmanın odak noktası, mimarinin bilgi tabanı bir yapay zekaya teslim edildiğinde bilgisayar destekli mimarinin artık yapay zeka destekli mimariye (AIAA) nasıl dönüşebileceğine dair bir vizyon çizmektir. Bu nedenle böyle bir mimarinin vizyonu, insanın evriminin çağlarına uygun olarak tasvir edilmiştir. Bu nedenle, mimarlığın örtük bilgisi, veri / bilgi / bilgi birikimi ve bilgelik hiyerarşisi ile bağlantılı olarak incelenmektedir. Bu nedenle, AI uygulamalarının mevcut durumunu ve olası geleceğini tanımlama bağlamında, Yapay Dar Zekâ (YDZ)I, Yapay Genel Zekâ (YGZ) ve Yapay Süper Zekâ (YSZ)olarak kavramsal seviyeleri okuyucuya tanıtılmaktadır. Dar yapay zeka uygulamaları, farklı alanlarda birbirinden bağımsız olarak çalışılmaktadır. Bu çalışma, bilgi çağında mimarlığın tüm bilgisini öğrenen ve daha sonra kendisini bilgelik çağında YGZ’ye bağlayan varsayımsal bir mimar yapay zekayı okuyucuya sunulmaktadır. Mimarların, gelecekteki çıraklarını en iyi ve özelleştirilmiş mekanları yaratma uygulamaları için eğitmek istiyorlarsa üstlenmeleri gereken, kullanıcı odaklı yaklaşıma vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, yapay zeka ile üretilen çıktıların, hala “tasarım” olarak kabul edilip edilemeyeği tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Yapay Genel Zeka, Yapay Zeka Destekli Mimar, Mimarlık Bilgisi, Kullanıcı Odaklı Tasarım.

    TAM METİN (EN)         

11. GAN ile Mimari Plan Üretimlerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Durum Çalışması

Can Uzun

Sayfa 167-182

Uzun, C. (2020). GAN ile Mimari Plan Üretimlerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Durum Çalışması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 167-182.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1266251 

Özet

Bu çalışma GAN algoritması çıktılarının değerlendirildiği yöntemlerin değerlendirilmesi üzerine bir çalışma niteliğindedir. GAN çıktısı değerlendirme yöntemleri her nekadar literatürde kabul görmüş olsa da mimari plan şemalarından oluşan bir veri seti eğitim çıktılarında da GAN verimliliğinin aynı değerlendirme yöntemleri ile kullanılıp kullanılmaması cevaplanması gereken bir soru halindedir. Bu çalışma boyunca GAN algoritmasının alt sınıfında bulunan DCGAN algoritması ile üretilmiş Palladyan plan şemalarının ve GAN algoritmasının verimliliği değerlendilirmiştir. Bu değerlendirme yapılırken GAN algoritmasının literatürde kabul görmüş nicel ve nitel değerlendirme yöntemlerinden sırasıylsa Frechet Inception Distance ve hızlı sahne sınıflandırması kullanılmıştır. Değerlendirme sonucunda bu yöntemlerin mimari plan üretimi için uygunluğu tartışılmıştır. Metnin sonnda nicel ve nitel GAN değerlendirme yöntemlerinin mimari plan şeması üretimlerini değerlendirmek üzere özelleşmiş yeni yöntemlere ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: GAN Değerlendirme, Frechet Inception Distance, Hızlı Sahne Sınıflandırması.

    TAM METİN (TR)         

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Yapı Bilgi Modelleme

Gülen Çağdaş, Ethem Gürer, Sema Alaçam

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Bina Bilgi Modelleme İle Erken Tasarım Aşamasında Karar Verme Süreçlerinin Sürdürülebilirlik Bağlamında Değerlendirilmesi

Ömer Halil Çavuşoğlu, Gülen Çağdaş

Sayfa 1-26

Çavuşoğlu, Ö. H. & Çağdaş, G. (2020). Bina Bilgi Modelleme İle Erken Tasarım Aşamasında Karar Verme Süreçlerinin Sürdürülebilirlik Bağlamında Değerlendirilmesi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 1-26).

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/703309

 

Özet

Sanayi Devrimi ile başlayan ve günümüze kadar uzanan süreçte dünya tarihinde daha önce görülmemiş bir hızda değişim ve gelişim gerçekleşmiştir. Özellikle son elli yılda gerçekleşen gelişmeler, ortaya çıkan ihtiyaçlar ve uygulanan çözüm yollarının sonucunda; küresel olarak dünyayı etkileyen küresel ısınma sorunu, belirgin iklim değişiklikleri, ozon tabakasının incelmesi, yeraltı kaynaklarının tükenme tehlikesi, enerji sarfiyatının ve çevre kirliliğinin artması gibi yeni olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Araştırmalar, mimarlık alanının ve özellikle de mimari tasarımın bu durum ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu olumsuz durumun üstesinden gelebilmek adına yeni tasarım araçları ve yaklaşımları geliştirilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda, Bina Bilgi Modelleme ortamları için kütle tasarım araçları geliştirilmiş ve ortamın bu kütle modelleri üzerinde kavramsal analiz ve simülasyonlar yapabilmesi sağlanmıştır. Böylelikle, tasarımcılara erken tasarım aşamasında dahi tasarımlarını belirli kavramsal ve varsayımsal girdiler ile sınayabilme ve çalışmalarını sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirebilme ortamı sunulmuştur. Bu çalışmanın birincil amacı, erken tasarım aşamasında Bina Bilgi Modelleme ortamlarının sunduğu yeni tasarım araçlarının, tasarımcıların ilk tasarım kararları üzerindeki etkisini sürdürülebilirlik bağlamında incelemek ve erişilen bulguları irdelemektir. Bu amaca ulaşabilmek için belirlenmiş olan araştırma soruları aşağıda paylaşılmıştır:
o Protokol çalışmalarında hangi fiziksel ve bilişsel tasarım eylemleri ne yoğunlukta ortaya çıkmaktadır?
o Katılımcıların bu çalışma süreçleri kapsamında gerçekleştirdikleri tasarım eylemlerinin dağılımı bağlamında, herhangi bir benzerlik veya farklılık tespit edilebilmekte midir?

Anahtar Kelimeler: BBM, Bina Bilgi Modelleme, Sürdürülebilirlik, Tasarımda Karar Verme, Protokol Analizi

     TAM METİN (TR)         

4. İnşaat Sektöründe Elektronik İhale (E-İhale) Sistemleri ve Yapı Enformasyonu Modellemesi Entegrasyonu: Örnek Bir Çalışma

Ayşen Saraç Çıracıoğlu, Hakan Yaman

Sayfa 27-40

Çıracıoğlu, A. S., Yaman, H. (2020). İnşaat Sektöründe Elektrobik İhale (E-İhale) Sistemleri ve Yapı Enformasyonu Modellemesi Entegrasyonu: Örnek Bir Çalışma. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 27- 40.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/695172

Özet

Günümüzde enformasyon ve iletişim teknolojilerinin gelişimiyle inşaat sektöründe büyük gelişimler kaydedilmiştir. İnşaat sektörünün önemli bir bölümünü oluşturan ihale süreçleri de enformasyon ve bilgi teknolojilerinden beslenmiş ve ihale işlemleri de elektronik ortamda yapılmaya başlanmıştır. İnşaat sektöründe 2000’li yılların başından beri elektronik ortamda ihale işlemleri yapılmaya başlansa da diğer sektörlerle karşılaştırıldığında kullanım oranı açısından geri planda kalmıştır.
Bu çalışmada, Yapı Enformasyonu Modellemesi (BIM) inşaat sektöründe E-İhale hizmetlerinin etkin kullanılamayışına alternatif bir çözüm olarak sunulmuştur. E-ihale hizmetleri ve Yapı En-formasyonu Modellemesi bütünleştirilmesi, kullanılan terimler ve gerekli teknolojiler ile detaylandırılarak anlatılmıştır. Çalışmanın başında derinlemesine bir literatür araştırması yapılmış, Dünya’da örnek E-İhale uygulamaları tüm gereklilikleriyle incelenmiştir. Örnek olarak, Türkiye Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP), yapım işleri başlığı altında araştırılmıştır. EKAP uzmanlarıyla karşılıklı görüşmeler yapılmış, Dünya’da E-İhale uygulamaları konusunda sofistike bir uygulama olan Güney Kore E-İhale uygulaması (KONEPS), EKAP ile karşılaştırılmış, sonuç olarak EKAP-BIM entegrasyonu önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Birlikte Çalışabilirlik, Bulut Bilişim, E-İhale, Kamu E-ihale Yapı Enformasyonu Modellemesi

     TAM METİN (TR)        

5. Hesaplamalı Tasarım ve YBM Entegrasyonu: “Dynamo” İle Yeni Olanakların Araştırılması

Enes Kaan Karabay

Sayfa 41-64

Karabay, E. K. (2020). Hesaplamalı Tasarım ve YBM Entegrasyonu: “Dynamo” İle Yeni Olanakların Araştırılması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 41- 64.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/713157

Özet

Bu makalede, YBM üzerine eklenen grafik programlama dili ile ortaya çıkan yeni olanaklar incelenecektir. Açık kaynaklı Dynamo, çalışma ortamı olarak seçildi. Revit ve Dynamo’nun oluşturduğu yeni sistem Bilgisayımlı YBM olarak adlandırılmaya başlandı.

Makalede, bir tasarım sürecindeki Hesaplamalı YBM içeren çalışmanın aşamaları açıklanacaktır. Autodesk, Revit’e “DynamoPlayer” adlı bir eklenti de eklemiştir. Bu eklenti, yazılı algoritmaların büyük bir tasarımcı grubunda kullanımını kolaylaştırır ve bilgi gereksinimini azaltır; bu da son kullanıcı tarafından yapılan otomasyonların yolunu açar. Autodesk tarafından oluşturulan gelişmiş bir dil olarak “DesignScript” doğrudan Dynamo ile bütünleştirilir ve ayrıca Python betikleri doğrudan Dynamo ortamına yazılabilir. Tüm avantajları ile Dynamo ile entegre Revit ortamı “Hesaplamalı YBM” olarak yeni bir paradigma değişimi sunar. Algoritmalar, geometri ve YBM veritabanı üzerinde komutları yürütmek, mantıksal ve matematiksel işlemler oluşturmak için kullanılmaktadır. Bu mantıksal işlemler sayesinde, yinelenen görevler için gereken iş gücü azaltılabilir. Bilgisayar ortamındaki yöntemleri tanımlamak için genellikle algoritma destekli tasarım kavramı kullanılır. Makalede, bilgi tabanlı sistemdeki değişim nedeniyle “algoritma destekli” yerine “hesaplama” kavramı kullanılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Yapı Bilgi Modelleme, Bilgisayımlı YBM, Hesaplamalı Tasarım

    TAM METİN (TR)         

6. YBM’yi Doğru Kullanarak Akıllı Yapım

Ayşe Polat

Sayfa 65-73

Polat, A. (2020). YBM’yi Doğru Kullanarak Akıllı Yapım. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 65-73.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/714130

Özet

Yapı Bilgi Modellemesi (YBM), tasarım ve inşaat endüstrilerini sarsan önemli bir teknolojidir. Paydaşlar arasında daha fazla işbirliği yapabilmek için, YBM’yi tüm araç ve yaklaşımlarla kullanmamız gerekiyor. Tasarım modellemedeki başarılı süreç, inşaatta çok başarılı bir YBM koordinasyonuna yönlendirebilir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Yapım, Yapı Bilgi Modelleme (YBM)

    TAM METİN (EN)         

Özet

Yapı Bilgi Modellemesi (YBM), tasarım ve inşaat endüstrilerini sarsan önemli bir teknolojidir. Paydaşlar arasında daha fazla işbirliği yapabilmek için, YBM’yi tüm araç ve yaklaşımlarla kullanmamız gerekiyor. Tasarım modellemedeki başarılı süreç, inşaatta çok başarılı bir YBM koordinasyonuna yönlendirebilir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Yapım, Yapı Bilgi Modelleme (YBM)

JCoDe | Cilt 1 Sayı 1 | Eylül 2019 | Biçim Bulma

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Biçim Bulma

Gülen Çağdaş, Ethem Gürer, Sema Alaçam

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Miselyumun Yetiştirilmiş ve Esnek bir Malzeme Olarak Kullanımı Üzerine bir Araştırma

Gülay Elbasdı, Sema Alaçam

Sayfa 01-10  

Elbasdı, G. & Alaçam, S. (2019). Miselyumun Yetiştirilmiş ve Esnek bir Malzeme Olarak Kullanımı Üzerine bir Araştırma. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 01-10).

Özet

Biyo-temelli malzeme tasarımında yapılan son çalışmalar, miselyumun -mantarların vejetatif kısmı- toprak altında büyümesi süresince oluşturduğu ince beyaz filamentler ağının sünek bir matris ve yüksek mukavemetli takviyeden oluşan kompozitler için bir alternatif olabileceğini göstermektedir. Miselyum, doğal bir kendi kendini bağlayıcı olarak hareket ettiğinden, miselyumun serbest form geometrisinde bağlayıcı bir madde olarak kullanılma potansiyelini tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, kumaş kalıp kullanılarak miselyum bazlı malzemelerin şekil alma ve yeniden şekillendirilme kabiliyetleri tartışılmıştır. Bu potansiyel, sınır koşulları ayarlanabilir bir kalıp üzerinde yeniden şekillendirmeyi araştıran bir dizi deney ile gözlenmiştir. Bu kapsamda, miselyum esaslı malzeme ve kumaş kalıp deneyine dayanan dijital ve analog araçların uygulanmasıyla dökümü yapılan malzemenin başlangıç ve bitiş şekilleri arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Hazırlanan deney düzeneği, tasarımcının kumaş kalıbının sınır koşullarını manipüle edebilmesini sağlar. Buna göre, farklı başlangıç geometri alternatifleri oluşturulmuş ve deformasyon, üst ve kesit görünüşlerde zamana dayalı olarak gözlemlenip ölçülmüştür. Dijital araçların yardımıyla deneyler bir oluşum süreci olarak belgelenmiştir. Belirli koşullar altında şekillenen malzemeyi ifade eden miselyum esaslı malzemenin kabiliyetini incelemek için iki farklı yaklaşım izlenmiştir. İlk yaklaşım, sabitlenen kumaş kalıbının dijital tasarım araçları ile tanımlanan başlangıç geometrisini korumak ve ortaya çıkan analog şekli elastik deformasyon yoluyla saptamaktır. İkinci yaklaşım, bir kumaş kalıbı içinde mümkün olan en yakın uyumluluk çözümünü bulmak üzere son analog geometriyi sabit tutmaktır.

Anahtar Kelimeler: biyo-temelli malzeme, miselyum, biçim bulma, kumaş kalıp

      TAM METİN (TR)         

4. Dans Hareketi Verilerinin Sayısal Ortamda Forma Dönüştürülmesi

Sinem Kırkan, Gülen Çağdaş

Sayfa 11-34  

Kırkan, S. & Çağdaş, G. (2019). Dans Hareketi Verilerinin Sayısal Ortamda Forma Dönüştürülmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 11-34).

Özet

Mimarlık doğası gereği hareket ve bedenle iç içedir. Hareketin en yoğun olarak gözlemlendiği süreçlerden biri de kuşkusuz ki dans performansıdır. Mimarlık ve dans şekil ve form açısından aynı dili paylaşır; her iki disiplin de kendilerini tanımlamak için katı cisimleri ve mekanı dönüştürür. Bilgisayarın tasarım sürecine dahil olması ile beraber gerçek ortamdaki hareketlerin analiz ve deneyimleme süreçleri son yıllarda sayısal ortamda da değerlendirilmeye başlanmıştır. Hareketlerin sayısal ortamda analizi ile hareket verilerinin elde edilmesi mümkündür. Bu veriler bir çok farklı disiplin için tasarım öğesi olarak ele alınabilir. Bu makale kapsamında dans hareketleri ile etkileşimde olan dinamik mekanlar ve mimari formlar üretilmesinde dans verileri ele alınması üzerinde durulmuştur. Çalışma kapsamında öncelikle beden, hareket ve dans üzerine araştırmalar incelenmiştir. Sonraki aşamada dans performansından hareket verilerinin elde edilmesi incelenmiştir. Bu bağlamda dansçı denek grupları ile çalışılmış, dansçıların hareketleri Kinect, Grasshopper ve Quokka ara yüzleri kullanılarak sayısal ortama aktarılmıştır. Dansçıların hareketleri dans performansı boyunca taranmış, her bir eklemde meydana gelen hareket verisi analiz süreci için depolanmıştır. Sayısal ortamın sağlamış olduğu olanaklar ile hareket verilerine bağlı modeller üretilmiş, mekandaki hareket izleri somutlaştırılmış ve analizi yapılmıştır. Oluşturulan formların dansçı ile birebir etkileşimde olması, beden hareketi dinamikliğinin üretilen forma da yansıması üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda hareket ile etkileşimli bir kabuk tasarımı önerisi sunulmuştur. Çalışmanın sonunda mimarlığın alışıldık katı, durağan formları yerine dinamik ve etkileşimli form arayışlarında dans hareketi verilerinin kullanılmasının üretken sonuçları gösterilmektedir.

Anahtar kelimeler: Mimarlık, Dans, Etkileşimli Tasarım, Sayısal Ortam, Mimari Tasarımda Bilişim

     TAM METİN (TR)         

5. Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeyler ile Biçim Arama Yaklaşımı

Yusuf Reşat Güner, Gülen Çağdaş

Sayfa 35-54

Güner, Y.R. & Çağdaş, G. (2019). Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeyler ile Biçim Arama Yaklaşımı. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 35-54).

Özet

Mimarlığın geometri ile olan ilişkisi, hesaplamalı yaklaşımlar ve yöntemler bağlamında yeni bir boyut kazanmıştır. Bu makale kapsamında, hesaplamalı geometri alanındaki gelişmelerin tasarıma yansımaları irdelenecek ve Periyodik Minimal Yüzeyler ile geliştirilen bir tasarım ürünü sunulacaktır. Hesaplamalı tasarım yöntemlerinin, geleneksel olan fiziksel form arama yöntemlerine karşıt olarak, Minimal Yüzeyler ile tasarım alanına getirdiği yenilikler ve bu yeniliklerin Mimari tasarım süreçlerindeki uygulama alanları ve örnekler incelenecektir. Çalışmanın temel amacı, Hesaplamalı Düşünme yöntemleriyle gelişen geometrik teorilerin bir örneği olarak Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeylerin (ÜYPMY) periyodik özellikleri kullanılarak ve Hesaplamalı Tasarım yaklaşımlarıyla hedeflenen amaca göre deforme edilip, geometrik özelliklerini kaybetmeden elde edilen birleşimlerden meydana gelen bir mimari tasarım kompozisyonu oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda çok kenarlı bir alanın, tüm kenarları çevre verilerine bağlı olarak (örneğin giriş-çıkış sayısı) bölümlendirilip, oluşan alt-bölümlenmelere göre (dörtgen) matematiksel teorileri var olan ÜYPMY örnekleri deforme edilip yerleştirilerek bölümler arasındaki iç ve dış mekanların kesintisiz olarak devam ettiği bir mekansal kurgu oluşturulacaktır.


Anahtar Kelimeler: Mimarlık ve geometri, Hesaplamalı geometri, Minimal yüzeyler, Periyodik minimal yüzey tasarımı ve üretimi

     TAM METİN (TR)         

6. Beton Kabuk Strüktür Tasarımı Bağlamında Hesaplama ve Örme

Serenay Elmas, Sema Alaçam

Sayfa 55-64

Elmas, S. & Alaçam, S. (2019). Beton Kabuk Strüktür Tasarımı Bağlamında Hesaplama ve Örme. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 55- 64).

Özet

Bu yazı Aralık 2017’ de İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Lisansüstü Programı’nda yayınlanan ‘’Computing and Knitting: Experiments on Tailoring Concrete and Knitted Textile for Shell Structures‘’ başlıklı tezden üretilmiştir. Tezde, karmaşık biçimlerdeki beton kabuk strüktürlerin üretilebilirliği üzerine malzeme özelliklerinden ve hesaplamalı tasarım araçlarından yararlanarak geliştirilen bütünleşik bir tasarım ve üretim yaklaşımı önerilmektedir. Araştırmada, beton ve örülmüş tekstilin kompozit kullanımı sırasında elde edilen bulgular ve çıktılar üzerine odaklanılmıştır. Başlangıçta esnek ve kolay biçimlenebilen bir malzemeden yararlanmak hedeflenirken, farklı bir kalıba gerek duyulmadan rijit bir strüktürel davranış gösteren hafif beton kabuk oluşturmanın potansiyelleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamında yapılan deneyler, malzeme deneyleri, biçim arayışı-dijital simülasyonlar ve fiziksel prototip üretimi olmak üzere üç ana başlık altında toplanmıştır. Mikro ölçekte yapılan malzeme deneyleri üzerinden strüktürel davranışın iyileştirilmesi hedeflenirken aynı zamanda oluşturulan parametrik model ile form arayışının da strüktürel geri dönüşlerle süreç içinde beslenmesi sağlanmıştır. Önerilen yöntem ile, beton kabuk strüktür uygulamalarında kalıp ihtiyacı egale edilerek, üretim maliyetinin, üretim süresinin ve yoğun emek gerektiren işçiliğin minimize edilmesi ile malzeme kaynaklarının sorumlu bir şekilde kullanılması ve üretim kaynaklı atık miktarının sıfırlanması hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: hesaplamalı tasarım, strüktürel kabuk, beton kabuk yapısı, tekstil betonarme, yerinde dökme kalıp

     TAM METİN (TR)        

7. Form Kurguları Tasniflerinde Düğüm Örüntüleri Yaklaşımı

Anday Bodur, Ethem Gürer

Sayfa 65-86

Bodur, A. & Gürer, E. (2019). Form Kurguları Tasniflerinde Düğüm Örüntüleri Yaklaşımı. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 65- 86).

Özet

Mimari pratikte form üretimi tarihsel olarak çoğunlukla yukarıdan-aşağı bir süreç olmuştur. Fakat, form üretimi her zaman geleneksel mimari süreci takip etmek durumunda değildir. Çevresel faktörlere verilen tepkilerle evrimleşen, belirme tabanlı form üretimi tipleri de bulunmaktadır ve bu şekilde üretilen kurguların bir kısmı vernaküler mimari kategorisine girmektedir. Bu çalışma mimari formların algılanabilir görsel özelliklerinin, “düğüm örüntüleri” adı verilen bir takım sadeleştirilmiş görsel formlar aracılığıyla, reel ve niceliksel özelliklerini ayırt etmek ve tasnif etmek için kullanılacak bir yaklaşımı ele almaktadır. Örüntü kelimesi çoğunlukla iki boyutlu doku ya da dizilimleri çağrıştırsa da, çeşitli arketipler içinde mimari formları tasnif etmek üzere de kullanılabilir. Karmaşık mimari formları bu şekilde tanımlamak, mimari formların kalıcılık, inşaat kolaylığı ve işlev gibi niteliksel özelliklerini ortaya çıkarmakta bir takım avantajlar sunabilir. Bu çalışma bir örüntünün temel yapı taşı olarak “düğüm” kavramını öne çıkarmaktadır. Düğüm, bir örüntünün tasarımcı ya da mimar gibi teknik bir eğitim almamış bir kullanıcı tarafından tanımlanabilen, en basit ve ayrıksı parçasıdır. Çeşitli mimari arketipleri tanımlayan örüntüler, bütünsellik ve parçalılık, rastlantısallık ve düzenlilik olmak üzere iki dikotomi içinde tartışılmıştır. Bu dört özellik daha sonra dikey ve yatay, lineer ve kütlesel gibi boyutsal dikotomiler ile çakıştırılmıştır. Bu özellikleri taşıyan gerçek, inşa edilmiş mimari örnekler ele alınmış ve örüntülerin kendilerine has özellikleri ortaya konumuştur.

Anahtar Kelimeler: düğümler, örüntüler, belirme, imgelenebilirlik, arketipler

    TAM METİN (TR)         

8. Diagrid Strüktür Sistemlerinin Serbest Biçimli Yüksek Tasarımlarda Hesaplanması

Çağlan Çelebi

Sayfa 87-109

Çelebi, Ç. (2019). Diagrid Strüktür Sistemlerinin Serbest Biçimli Yüksek Tasarımlarda Hesaplanması. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 87-109).

Özet

Mimarlıkta diagrid strüktür sistemlerinin kullanımı son yıllarda yaygınlaşmıştır. Diagridler tasarımda kullanılan yapısal elemanların sayısını azalttıkları için avantajlıdırlar. Bununla birlikte, diagrid strüktür sistemlerinin serbest biçimli yüksek katlı tasarımlarda kullanımı yaygın değildir. Yüksek katlı tasarımların çoğu simetrik ve ortogonal yapılardır, fakat bir bina geometrisi biçim türü olan serbest biçim, sabit bir düzen ve merkezi bir dönme ekseni olmayan asimetrik konfigürasyonlardır. Serbest biçimli yüksek katlı tasarımlarda gözlenen zorluklar arasında yapısal çözümlerin analiz ve sentezindeki verimlilik ile yapısal elemanların fiziksel gerçekleştirilmesi vardır. Bu zorlukların üstesinden gelmek için hesaplamalı yaklaşımların desteğine ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, bu çalışmaya kadar var olan yazılımlar telif hakkı ile korunmaktadır ve pahalıdır, bu nedenle birçok küçük firma ve bireysel tasarımcı bu yazılımlara erişemez. Bu yazılımların satın alınabilirlik ve erişilebilirlik problemlerini ele alan tez, serbest biçimdeki yüksek katlı tasarımlarda diagrid yapıların ön tasarımları için hesaplamalı yaklaşım ile bir destek sistemi sunmaktadır. Bu destek, algoritmik bir tasarım arayüzünde gerçekleşir ve en büyük avantaj, bütünleşik olarak tasarımcıların tasarım ve analiz aşamalarını tek bir arayüzde yapabilmeleridir. Model üç ana aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar, serbest biçimli yüksek katlı bir geometrinin oluşturulması, bu geometrinin bir diagrid strüktür sistemi ile yapısal analizi ve en önemli yapı sistemi elemanını olan düğüm noktalarının ön üretim için uygun şekilde numaralandırılması ve sıralanmasıdır. Modelin yapısal değerlendirmesine dayanarak, tez, potansiyel yapısal elemanın diagrid strüktür sistemine eklenip eklenemeyeceğini görmek için diagrid strüktür sistemlerinin alternatiflerini tartışmaktadır.

Anahtar Kelimeler: diagrid strüktür sistemleri, serbest biçimli yüksek katlı tasarımlar, düğüm noktası, ön tasarım, yapısal analiz

    TAM METİN (EN)         

Copyright © 2020 Journal of Computational Design All Rights Reserved & ITU Rectorate

Istanbul Technical University | Faculty of Architecture