Üretimin geleneksel yöntemlerden yüksek kabiliyet ve hassasiyetteki makinelere geçişi ve sayısal üretim tekniklerinin gelişmesi ile birlikte fabrikasyon yöntem ve süreçleri, birçok disiplin gibi, tasarım araştırma ve uygulamalarının da önemli bir parçası haline gelmektedir. Tasarım süreçlerinin birçok aşamasında, her ölçek ve hassasiyette, malzemeyi fiziksel ve dijital düzlemlerde ‘kavrayarak’ biçimlendirme ve davranışını sınayabilme fırsatı sunan bu yeni üretim süreçleri, geleceğin tasarım süreçlerinde malzeme ve üretimin rolüne dair önemli ipuçları sunmaktadır.

Hesaplamalı tasarım araçları tasarımcıya bilgi, mantık ve kural tabanlı, süreçsel ve soyut düşünme becerileri sunarken fabrikasyon araçları, fiziksel üretim ölçeği, teknoloji ve kısıtları, üretim hassasiyetleri, detay ve malzeme üzerinden düşünmenin yolunu açmaktadır. Tasarımcı için bu ortaklık, malzemenin dijital ve fiziksel olanakları, veya başka bir deyişle soyut ve somut arasındaki sürekli diyalog halidir. Makro, mikro ve nano ölçekte yapılan işlemlerle malzemenin davranışı çeşitlenmekte ve kabiliyeti artmaktadır. Tasarımda ortaya çıkan bu malzeme sentezi, dijital ve fiziksel olanakların bütünleşikliğinde biçimsel, yapısal, ilişkisel ve kavramsal ilkelerin simülasyonları yoluyla olduğu kadar, farklı veri test, araştırma, ölçüm, gözlem ve deneyler yoluyla da biçimlenmektedir. Biçimin, taşıyıcı sistemin ve malzemenin ilişkisel bir şekilde ele alındığı yeni yapılsalcılıkla birlikte malzeme, artık üretim sürecinin bir eklentisi olmanın ötesinde, sürecin en başından itibaren tasarımı doğrudan şekillendiren başat bir unsur görünümündedir. Süreç ve araçların tasarım bileşenleriyle kurduğu bu birliktelik hızlı prototipleme, performans güdülü çalışmalar, karmaşık geometrilerin hayata geçirilmesi, uyarlanabilir biçim arayışları, süs ve bezeme tasarımı, taşıyıcı sistem ve detay çözümleri, dijital ve fiziksel arasındaki geleneksel iş akış modellerinin yeniden ele alınması ve bunlar gibi birçok başlıkta tasarımcılara farklı çözüm olanakları sunmaktadır.

Yukarıda belirtilen bağlamlarda, JCoDe'nin altıncı sayısı (Cilt 3, sayı 1), sayısal üretim tekniklerini; tasarım süreçlerinde fabrikasyonu; iş akışlarını ve ölçeklenebilirliği; fiziksel ve dijital malzemeyi; performans güdülü çalışmaları; tasarım sürecinde malzemenin rolünü; tasarım pedagojilerinde fabrikasyon ve malzeme kültürünü; biçim bulma ve strüktür araştırmalarında malzeme kullanımlarını ve yenilikçi etkilerini tartışmaktadır.

https://jcode.itu.edu.tr/

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

JCoDe: Journal of Computational Design / Hesaplamalı Tasarım Dergisi 'Fabrikasyon ve Malzeme' temalı 5. sayısı yayınlanmıştır. Dergipark bağlantısı aşağıdaki gibidir. 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

 

ISSN 2687-4318

 

Tüm Dergi Açılır Sayfa

Formatında

 

 

Kapak

1. Kapak Sayfası

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Fabrikasyon ve Malzeme

Gülen Çağdaş, Sema Alaçam, Ethem Gürer

Sayfa V

    PDF         

Makaleler

3. Mimarlıkta Dijital Fabrikasyonun Sanatsal ve Şiirsel Boyutu
Üzerine Bir İçerik Analizi

Kamile Öztürk Köstenciğ, Yağmur Burcu Güneş

Sayfa 1-18

Köstenciğ, K.Ö., Günşe, Y.B. (2021). A Content Analysis on Poetic and Artistic Qualities of Digital
Fabrication in Architecture.  JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 01-19.
https://doi.org/10.53710/jcode.1062471

ÖZET

Mimaride yeni olasılıklara izin veren güncel üretim teknikleri ve dijital tasarım araçları sayesinde dijital fabrikasyon laboratuvarları birçok yönden öncü bir ortam olarak görülmektedir. Dijital fabrikasyon laboratuvarlarının sadece bilim ve teknoloji açısından değil aynı zamanda sanat açısından da önemli bir potansiyel olduğu düşünülmektedir. Buna rağmen son on yılda bu alanda yapılan çalışmalarda mimaride dijital fabrikasyonun sanatsal ve şiirsel yönüne olan vurgunun eksikliği dikkat çekmektedir. Bu nedenle bu olgunun literatürde sanatsal ve şiirsel açıdan nasıl ele alındığına dair nitel bir araştırma yapılarak kuramsal bir tartışma yürütülmüş, mimarlığın sanatsal ve şiirsel yönlerini dijital fabrikasyon teknolojileri bağlamında ortaya çıkarmak ve konunun nasıl ele alındığını anlamak için kapsamlı
bir literatür taraması ve içerik analizi yapılmıştır. Analiz MAXQDA yazılımı ile dijital fabrikasyon ve mimarlık temalarını içeren son on yılda basılmış 197 hakemli dergi makalesini içermektedir. Araştırmanın amacı dijital fabrikasyonun sanatsal yönden yeterince tartışılmadığını kanıtlamak değildir ancak bu metodoloji, makalelerin odağını ve eğilimlerini anlamamıza yardımcı olmaktadır. Genel olarak mimaride dijital fabrikasyon konusu literatürde “neden” sorusundan çok malzeme, strüktür, süreç, teknoloji ve dijital fabrikasyon araçlarının nasıl kullanılacağı ile ilgili olarak incelenmektedir. Yapılan literatür analizi sonuçlarına göre; karakteristik, kimlik, stil, çeşitlilik, konsept, form, kompozisyon, tektonik ve geometri gibi kavramlar sıklıkla kullanılmış olup, estetik, güzellik, sanat, zanaat gibi kelimeler daha az kullanılmıştır. Üstelik duygu, deneyim, algı, sezgi gibi mimarlık disiplini ile oldukça ilişkili olan kavramlar da çok az yer almaktadır. Özetle dijital fabrikasyon ve mimarlık ekseninde
yapılan çalışmaların neden yapıldığı ve sanatla olan ilişkisi bu konuda sıklıkla sorulan nasıl sorusu kadar değerlidir ve bu bağlamda yapılacak bilimsel araştırmalarda daha fazla yer almalıdır.

Anahtar Kelimeler: Dijital Fabrikasyon, Sanat, Mimarlık, Şiirsel

     TAM METİN (EN)         

4.  Dijital Fabrikasyon Süreçlerinde Sanal Gerçekliğin Kitlesel
Bireyselleştirmeye Dönük Kullanımı 

Uğur Efe Uçar, Ethem Gürer

Sayfa 19-38

Uçar, U.E. & Gürer, E. (2022). The use of virtual reality for mass customization in digital fabrication processes. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 19-38.
https://doi.org/10.53710/jcode.1062205

ÖZET

Çalışma, farklı kullanıcı boyutlarına uygun tasarım nesneleri üretebilmek için, sanal gerçeklik teknolojisinin dijital fabrikasyon sürecinde kitlesel bireyselleştirme aracı olarak kullanımına odaklanmaktadır. Çalışmanın teorik çerçevesi doğrultusunda standardizasyon kavramına ürün ve kullanıcısı özelinde yaklaşılmış, mevcut antropometrik veriler sorgulanmıştır. Tasarım ve üretim süreçlerinde yeni yaklaşımlara olan ihtiyaç kitlesel bireyselleştirme yaklaşımı üzerinden tartışılmıştır.
Kullanıcıların üretim sürecine katılarak ürünleri bireyselleştirebilmesini teşvik eden bu yaklaşım, dijital fabrikasyon teknolojilerinin gelişimi ve kullanımı ile ilişkili olarak sunulmuştur. Dijital fabrikasyon araçları ve kitlesel bireyselleştirme kavramlarının ara kesitindeki çalışmada, tasarım ürününü 1/1 ölçekte deneyimleten ve kullanıcıyı “seyirci” konumundan çıkarıp deneyimin “aktörü” haline getirebilen sanal gerçeklik teknolojisi araç olarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın hipotezi, tasarım ürününün kitlesel bireyselleştirilmesi ve dijital üretimi sürecinde, sanal gerçekliğin bir araç olarak kullanılmasının, geleceğin şeffaf ve katılımcı tasarım süreç özelliklerini oluşturmada katkılar sunabileceğidir. Çalışma yöntemi olarak, iki farklı tasarım senaryosu kurgulanmıştır. Senaryoların ilkinde, ürün kullanıcısı tasarım nesnesinin ergonomik uygunluğunu tespit etme amacıyla gerçek dünyada bir tasarım nesnesini (sandalye) fiziksel olarak deneyimlemektedir. İkinci senaryoda ise, ilk ortamda ergonomik olarak kendine uygun olmayan özellikleri belirlediği tasarım nesnesinin modeli üzerinden sanal gerçeklik ortamında kişiselleştirmeler yapmaktadır. Antropometrik uygunluk analizi ve kullanıcılar tarafından üretilen yeni tasarım nesneleri üzerinden elde edilen veriler, görsel tasarım çıktıları ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tasarım ve üretim sürecinin katılımcı ve dinamik yapısına uygun bir araç olarak ortaya çıkan sanal gerçeklik teknolojisi, sürecin katılımcı bir yapıya evrilmesine ve tasarım nesnelerine ilişkin sayısız alternatifin üretilmesine katkı sunmaktadır. Bu durum, kullanıcıların kendisine en uygun ürüne ulaşması anlamında değil, tasarımcıların yaratma süreçlerinin ve öğrenme ortamlarının gelişmesi anlamında da değerlidir.

Anahtar Kelimeler: Kitlesel Bireyselleştirme, Dijital Fabrikasyon, Sanal Gerçeklik,
Antropometri, Boyutsal Bireyselleştirme.

     TAM METİN (TR)        

5.  Kültürel Miras Objelerinin Voronoi Tabanlı Üretken Tasarım
Yöntemleri Kullanılarak Dijital Bütünlemesi

İpek Akbaylar Hayreter

Sayfa 39-52

Akbaylar Hayreter, İ. (2022). Kültürel Miras Objelerinin Voronoi Tabanlı Üretken Tasarım Yöntemleri Kullanılarak Dijital Bütünlemesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 39-52.
https://doi.org/10.53710/jcode.1061733 

ÖZET

Hasar görmüş kültürel miras objelerinin parçalanıp yok olmuş olan eksik kısımlarının özgün veya çağdaş malzemelerle bütünlenmesi eserlerin algılanmasını birebir etkileyen önemli bir restorasyon müdahale tekniğidir. Kültürel mirasın korunması alanında, özgün esere bütünleme yapılacağı zaman, yeni eklenecek malzemenin özgün olandan ayrılabilmesi için farklı yüzey dokusunda bir malzeme ile
müdahalenin belirgin kılınması gözetilir. Bu çalışma kapsamında, hasar görmüş kültürel miras objelerinin günümüze ulaşamamış olan eksik kısımlarının bir üretken tasarım yöntemiyle dijital olarak bütünlenmesi amaçlanmıştır. Gelişen teknolojiler, kültürel mirasın dijital olarak belgelenmesini ve etkin bir şekilde sunulmasını desteklemektedir. Eser, özgün haline zarar verme riski olmadan dijital olarak bütünlenebilmekte ve sonraki aşamalarda ise artırılmış gerçeklik gibi araçlarla desteklendiğinde müzelerde ziyaretçiler tarafından farklı temsil yollarıyla deneyimlenebilmektedir. Böyle güncel uygulamalar, insanların tarihi eserlerle etkileşimini güçlendirerek kültürel mirasa olan ilginin artmasına katkı sunabilmektedir. Bu çalışmada, objelerin eksik kısımlarında temsili olarak bağlayıcı görev üstlenecek olan yeni oluşumda, doldurulacak olan boşluğun organik formuna
uyum sağlayacağı gözetilerek üretken tasarım yöntemlerinden Voronoi diyagramlarının kullanıldığı Hücresel Özdevinim yaklaşımı esas alınmıştır. Farklı boyutlarda ve biçimlerde hücrelerin daha düzensiz komşuluk ilişkilerine dayanan bu sistemin seçiminde çalışmada amaçlanan üretime olanak tanıması göz önünde bulundurulmuştur. Objelerin eksik kısımları üç boyutlu olarak modellenmiş olup, boşluklar farklı hücre boyutlarına sahip Voronoi diyagramlarıyla dijital olarak tamamlanmıştır. Üretken tasarım temelli dijital yöntemlerle bütünlenmiş kültürel miras objelerinin farklı temsilleriyle yok olan kültürel değerlere dikkat çekmek ve mirasın korunması alanına katkı sağlayabilmek bu çalışmanın amaçlarındandır. Literatürde konuyla ilgili önde gelen çalışmalar değerlendirilince, bu çalışmanın sonuçlarının artırılmış ve sanal gerçeklik gibi farklı güncel teknolojilerle deneyimlenmesinin insanların kültürel mirasla etkileşimini arttıracağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli 3B Modelleme, Kültürel Mirasın Dijital
Sunumu, Dijital Bütünleme, Delaunay Üçgenlemesi, Voronoi Tabanlı Üretken
Tasarım

     TAM METİN (TR)        

6. Froebel Bloklarının Tasarım Pedagojilerindeki Yerini Dijital Fabrikasyon Teknolojileri Ekseninde Yeniden Sorgulamak

Nihan Kaya, Ethem Gürer

Sayfa 53-80

Kaya, N., Gürer E. (2022).  Froebel Bloklarının Tasarım Pedagojilerindeki Yerini
Dijital Fabrikasyon Teknolojileri Ekseninde Yeniden Sorgulamak. JCoDe: Journal  of Computational Design, 3(1), 53-80.                                                                                                                           
https://doi.org/10.53710/jcode.1062400
 

ÖZET

Günümüzde artan dijitalleşme ve dijital fabrikasyon üretim teknolojileriyle dijital ve fiziksel dünya arasındaki diyalog hızlanmakta ve kuvvetlenmektedir. Dijital ortamda hesaplamalı tasarım araçlarıyla tasarımın, fiziksel ortamda 3 boyutlu yazıcılarla üretime geçişi olan dijital fabrikasyonun, tasarım pedagojisine etkileri çokça tartışılmaktadır. Bu çalışma, dijital ve fiziksel üretim arakesitinde, bir eğitim aracı olan Froebel bloklarının çağdaş koşullarda yeniden yorumlanması, üretilmesi, tasarım pedagojisine olabilecek etkisinin tartışılmasını ve üretim sacayağında kullanılacak malzemenin belirlenme sürecini kapsamaktadır. Fredrich Froebel’in eğitim pedagojisinde kullandığı Froebel blokları, dijital hesaplama araçlarıyla yeniden tasarlanıp fabrikasyon araçlarıyla üretilmiştir. Çalışma; tasarım ve uygulama olarak 2 aşamada gerçekleştirilmiştir. Tasarım aşamasında, Froebel blokları dijital hesaplama araçlarıyla çağdaş bir yorumla yeniden tasarlanmış, toplam ağırlık ve kalibrasyon problemleri nedeniyle dijital fabrikasyon araçlarından reçine bazlı 3 boyutlu yazıcı kullanılmıştır. Uygulama aşamasında, tasarım eğitimi almamış lisansüstü öğrencileri, Froebel blokları ve çağdaş Froebel bloklarını kullanarak verilen tasarım problemi üzerine eylemsel dizgeler gerçekleştirmiştir.
Uygulamalar, görsel ve işitsel kaydedilmiştir. Kayıtlar, blok çeşidi ve eylemler bazında protokollere ayrılıp analiz edilmiş, linkografi tekniğiyle görselleştirilmiştir. Uygulamalarda, çağdaş Froebel blokları kullanımının daha uzun sürdüğü, katılımcıların daha fazla ve farklı türde eylem gerçekleştirdiği gözlemlenmiştir. Katılımcılar, Froebel bloklarıyla “yan yana koyma”, “üst üste koyma” eylemlerini, çağdaş Froebel bloklarıyla ek olarak “boşluğa yerleştirme”, “boşluktan çıkarma”, “döndürme” eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. Çağdaş Froebel bloklarında bulunan boşluklar ve yardımcı elemanlar sayesinde bloklar arasındaki eylem bağlantısının arttığı görülmüştür. Eylemsel dizgelerin, orijinal Froebel bloklarına kıyasla çağdaş bloklarda zenginleşmesiyle özellikle tasarım eylemsel repertuvar zenginliğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Buna ek olarak, mevcut blok geometrilerine yapılan temel manipülasyonlar, geleceğin bireyselleşmiş ürünlerini dijital fabrikasyon
araçları ile biçimlendirme yönünde önemli olanaklar sunmaktır.

Anahtar Kelimeler: Froebel Blokları, Tasarım Pedagojileri, Dijital Fabrikasyon,
Linkografi, Tasarım Eylemleri.

   TAM METİN (TR)         

7. Machine as the Designer of Generative Solutions in Chair Design

Çağrı Uludüz, Çağlar Aydın

Page 81-104

Uludüz, Ç., Aydın, Ç. (2022). Sandalye Tasarımında Üretken Çözümlerin Tasarımcısı Olarak Makine. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 81-104.
https://doi.org/10.53710/jcode.1070450

ÖZET

Günümüz tasarım ürünlerinde, yapay zeka kullanımı oldukça görünür olmaya başlamıştır. Fakat, bu yeni teknolojinin tasarım alanında faydacı kullanımı, insan makine arasındaki ilişkinin yanında elde edilen son ürüne katkısıyla ilgili soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. Sandalye tasarımı özelinde gerçekleştirilen bu çalışma, yapay zeka olgusunun tasarımcı katkısı olmadan bir sandalye tasarımını ne kadar ortaya koyabileceğini üretken tasarım sistemine sahip bir yazılımdan elde edilen sonuç tasarım çıktıları üzerinden yapılan analizlerle ele almaktadır. Bunun yanında, üretken tasarımın tasarım sürecindeki katkısı form, malzeme ve üretim teknolojisi bağlamında irdelenmiştir. Bu bağlamda, çok yapılı/kompleks bir tasarım ürününü oluşturmada tasarımcının rolünün göz ardı
edilemez olduğunu ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sayısal Tasarım, Tasarım Araçları, Tasarım Araştırması, Mobilya
Tasarımı, Yapay Zeka

8. Mimaride Eklemeli Üretim Sistemlerinin Sınıflandırması için bir Öneri 

Yeşim Ünal, Gülen Çağdaş

Page 105-134

Ünal, Y., Çağdaş, G. (2022). Mimaride Eklemeli Üretim Sistemlerinin Sınıflandırması için bir Öneri. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 105-134.
https://doi.org/10.53710/jcode.1062155

ÖZET

Dijital ve hesaplamalı tasarımdaki hızla sayısı artan çalışmalar çağdaş mimarlıkta paradigma kaymasına sebep olmuştur. Yeni hesaplamalı tasarım araçları mimarın tasarım esnasında kullandığı form yelpazesini genişletmiş ve rijit formlar yerine daha akışkan ve dinamik formlar kullanmasına imkan sağlamıştır. Ancak yeni hesaplamalı tasarım araçları çağdaş mimarinin sadece form yelpazesini genişletmekle kalmamış aynı zamanda tasarlama ve yapma eylemlerinin arasındaki kopuşu sonlandırma gücüne sahip olmuştur. Dijital üretim teknikleri ve özellikle de Eklemeli Üretim teknikleri karmaşık geometrilerin üretimini kolaylaştırdığı için tasarımcıların tasarım esnasında düşünme biçimlerini de etkilemiştir. Yapı ölçeğinde Eklemeli Üretim sistemlerinde kaydedilen gelişmeler ve bu gelişmelerden doğan fırsatlar bu makalenin arkasındaki ana itici güç olmuştur. Makale Eklemeli Üretim sistemleri üzerine yürütülmüş daha geniş kapsamlı bir araştırmanın parçası olup, en son gelişmelerin anlaşılması ve daha büyük resimde sağlıklı bir şekilde konumlandırılabilme ihtıyacı sonucu ortaya çıkmıştır. Önerilen sınıflandırma ile son on sene içinde kaydedilen gelişmelerin ve uygulamadaki örneklerin incelenmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Eklemeli Üretim, 3B Yazıcılar, Hesaplamalı Tasarım, Yapı Üretimi

 9. Çekişmeli Üretken Ağlar ile Plan Üretimi: Haeckel’in Çizimlerinden Palladyan Planlara  

Merve Akdoğan, Özgün Balaban

Page 135-154

Akdoğan, M., Balaban, Ö. (2022). Çekişmeli Üretken Ağlar ile Plan Üretimi: Haeckel’in Çizimlerinden
Palladyan Planlara. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 135- 154. 
https://doi.org/10.53710/jcode.1064225 

ÖZET

Bu çalışmada, derin öğrenme ağlarının mimari tasarımdaki uygulamaları deneysel plan üretimi yoluyla araştırılmıştır. GAN (çekişmeli üretken ağ) gibi derin öğrenme ağlarının görüntü işleme yetenekleriyle, mimari görsel verilerle üretken modellerin eğitimi mümkündür. GAN türlerinden biri olan CycleGAN, görsel veri seti esnekliği ve ön işçilik gereksiniminin düşük olması nedeniyle bu çalışma için seçilmiştir. Bu çalışma kapsamında CycleGAN modelini eğitmek için veri seti olarak 2B planlar ve görseller seçilmiştir. Modeli yalnızca planlardan oluşan bir veri setiyle eğitmek ve benzer ancak yeni çıktılar ürettirmek mümkünken, bu çalışmada farklı bir veri setindeki görselleri plan benzeri görsellere dönüştürmek amacıyla iki veri seti kullanılmıştır. Planlardan oluşan veri seti için Palladio’nun planları seçilmiştir. Çünkü bu planların iki boyuttaki güçlü temsil dili ve simetrik özellikleri sayesinde, mekansal organizasyona dair gömülü veriler CycleGAN algoritması tarafından kolayca çözümlenebilir ve bir eğitim seti olarak kullanılabilir. İkinci veri seti ise, organik yapıların görsel verilerinden mekansal organizasyon oluşturma olasılıklarını araştırmak için Haeckel’in mikroorganizma çizimlerinden oluşturulmuştur. Haeckel’in çizimleri asıl mikroorganizma görselleri yerine, idealize edilmiş ve rotasyonel simetriye sahip plan benzeri figürler oldukları için seçilmiştir. Model, aralarında görsel dönüşüm yapmak için bu iki veri seti ile eğitilmiştir. Model her iki yönde de çalışabilmesine rağmen, bu makale Haeckel’in çizimlerinden Palladyan benzeri planlara dönüşümlere odaklanmış ve bu dönüşümlerin sonuçları değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda model, Haeckel’in çizimlerini Palladio’nun planlarındaki biçimsel özelliklere sahip plan benzeri görsellere çevirmiştir. Sonuç ürünler, ön tasarım sürecine ve mimari ile alan dışı görseller arasındaki görsel dönüşümleri araştırma konusuna fayda ve ilham sağlayabilir. Bu çalışma, yapay zekâ yöntemlerinin -özellikle GAN’ların- deneysel plan üretimlerinde kullanımı açısından alana katkı sağlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: CycleGAN, Derin Öğrenme, Mekansal Görüntü İşleme, Mimarlıkta Yapay Zeka, Plan Üretimi.

10.   Deneysel Tiyatro Sahnelerine Parametrik Biçim Grameri ile Sahne ve Parter Düzeni Önerilmesi 

Merve Taşdelen

Page 155-176

Taşdelen, M. (2022). Deneysel Tiyatro Sahnelerine Parametrik Biçim Grameri ile Sahne ve Parter Düzeni Önerilmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 3(1), 155-176. Taşdelen, M. (2022).  https://doi.org/10.53710/jcode.981647

ÖZET

Bu çalışma, parametrik biçim grameri kullanarak tiyatro-parter düzeni oluşturulmasını, izleyici ve sanatçı arasındaki ilişkiyi yeniden yorumlayarak tasarım aşamasında çeşitliliği sağlamayı ve performans sırasında oluşturulan oditoryum düzenlerinin hareket akışı ile birlikte seyirciye her defasında yeniden yorumlayacağı bir deneyimin belirmesini planlamıştır. İlerleyen çalışmalarda ise fiziksel değişimin yaratacağı deneyim çeşitliliğinin sunulan yöntemlerle ölçülerek, mekânın yeniden yorumlanmasının izleyici üzerindeki etkisinin araştırılması önerilmektedir. İlk olarak parametrik biçim grameri sayesinde kural tabanlı bir tasarım modeli geliştirilmiş analog ile dijital arasındaki çizgide konumlanıp, sahne tasarımlarında çeşitliliğin arttırılmasını hedeflenmiştir. Seyir deneyimi ile sahne tasarımı arasındaki biçimsel ilişkilerin ve deneyim çeşitliliğinin analiz edilmesini, üretilen alternatif düzenlerin, tek bir salonun çok çeşitli kullanılmasını sağlayarak çeşitli düzenlerin belirmesine de olanak sağlamaktadır. Beden ve mekân ilişkisinin her düzende yeniden oluşturulduğu, farklı senaryolarla verinin parter platformlarının hareketinde karşılık bulacağı bir tasarım aracı önerilmektedir. Türkiye’de bu özellikleri sağlayacak kadar teknik donanıma sahip esnek ve deneysel sahneler bulunmasa da son yıllarda artan ilgiyle birlikte yeni bir tiyatro sahnesi tasarımı için önerilebilecek bir tasarım aracı olarak da değerlendirilebilir.

Anahtar Kelimeler: Parametrik biçim grameri, üretken sistemler, sahne tasarımı, deneysel sahne, izleyici deneyimi.

©2021 Journal of Computational Design & The Rectorate of Istanbul Technical University. All rights reserved.
Your continued use of this site signifies that you accept the terms of use.

Creative Commons License
The papers published in JCoDe are licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License.

Istanbul Technical University | Faculty of Architecture