İTÜ Mimarlık Fakültesi E-Dergisi JCoDe: Journal of Computational Design / Hesaplamalı Tasarım Dergisi dördüncü sayısının Mart 2021’de yayımlanması planlanmaktadır. Makale sunumlarının aşağıdaki Dergipark bağlantısından 10 Ocak 2021 tarihine kadar yapılması gerekmektedir.

JCoDe’un dördüncü sayısı, tasarım vehesaplama çalışmalarının arakesitindeki en temel paradigmalardan biri olan “Tasarımda Ölçme”ye odaklanmaktadır. Ölçme, en temel anlamıyla, değişken birniteliğin değerini tanımlama ve sayısal anlamda ifade etme eylemidir. İnsanınçevresini, üretimlerini ve nihayetinde kendisini bir değerler bütünü içerisindekonumlama çabasının bir sonucu olarak “Ölçme”, kökenleri en eski medeniyetlerdengünümüze dek ulaşan bir değerleme ve değerlendirme uğraşıdır. Birey ölçeğindealgısal olarak başlayan ve zihinde tamamlanan ölçme, tarihsel süreçte debedenin somut uzuvlarından (parmak, ayak, avuç, vb.) zihnin soyutkavramsallaştırmalarına (rakam, sayı, dizi, limit, vb.) doğru bir izlektesürmektedir. Özellikle Coğrafi Keşifler ve Sanayi Devrimi ile ivme vehassasiyet kazanan bu kadim eylem, yeni araç, teknoloji ve değerlendirmeyemuhtaç olgularla, doğa bilimlerinin özelinden çıkarak çağımız disiplinlerininhemen tümünde kayda değer bir önem kazanmaktadır. Geride bıraktığımız yüzyılda,bilgisayar bilimleri ve hesaplamalı teknolojilerin büyük veri işleyebilme,karmaşık problemleri çözme, kesinlik ve hassasiyet gibi noktalarda sunduğuolanaklar ile bu önem perçinlenmektedir.

Tasarım özelinde “Ölçme”, gerek biçim,malzeme, üretim gibi daha nesnel ve somut, gerekse performans, etkinlik, verimlilik,fiyatlama, kullanıcı konforu gibi daha muğlak ve soyut niteliklerin tespit vedeğerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Tasarım, bu geniş yelpazede, kendineözgü ölçüm birim, yöntem, ölçek ve yaklaşımlarını geliştirebildiği gibi, farklıdisiplinlerin araçlarından da sıklıkla faydalanmaktadır. Dolayısıyla, çalışmaalanları arasında her ne kadar ölçüm nesne veya olguları değişkenlik göstersede “Ölçme”, tasarım çalışmalarının doğa bilimleri ve sosyal bilimler ilekurduğu ilişki ve arakesitlerde de başlıca rolü üstlenmektedir.

Bu bağlamda JCoDe’un dördüncü sayısında,“Ölçme”nin tasarım süreç ve üretimlerinde kullanımları; tasarım eğitimindekiyeri; tasarım problemlerinin ele alınmasındaki rolü; biçim ve performansaraştırmalarında kullanımları; tarihi çevre, yapı ve eser belgelemedekiyenilikçi etkileri ve hesaplamalı tasarım araştırmalarındaki farklı kullanımolanakları tartışmaya sunulmaktadır.

Çizelge:

Ekim 2020: Makale çağrısı
17 Ocak 2021: DergiPark bağlantısından makale teslimi için son tarih*
15 Şubat 2021: Kabul, red ve revizyonların bildirimi
25 Şubat - 1 Mart 2021: Revizyon teslimleri
Mart 2021: Sayının yayımlanması

 * JCoDe Cilt 2 Sayı 1 Tasarımda Ölçme konu kapsamında çağrıya açılmış  makaleler için içinde bulunduğumuz olağanüstü koşulları göz önünde bulundurarak siz değerli araştırmacılardan gelen yoğun talepler üzerine sizlere esneklik sağlamak adına 10 Ocak 2021 son teslim tarihi  17 Ocak 2021 tarihine ertelenmiştir.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

JCoDe: Journal of Computational Design / Hesaplamalı Tasarım Dergisi 'Mimarlıkta Yapay Zeka' temalı 3. sayısı yayınlanmıştır. Dergipark bağlantısı aşağıdaki gibidir. 

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode

 

ISSN 2687-4318

 

Tüm Dergi Açılır Sayfa

Formatında

 

 

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Tasarımda Ölçme

Gülen Çağdaş, Sema Alaçam, Ethem Gürer

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Mimari Nesneyi Değerlendirmek İçin Mereolojik Bir Çerçeve

Erhan Sevinç, Sema Alaçam

Sayfa 1-26

Sevinç, E, Alaçam, S. (2021). Mimari Nesneyi Değerlendirmek İçin Mereolojik Bir Çerçeve.   JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 1-26.

      https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1516205

 

Özet

Nesneler, evrenin temel ontolojik birimidir. Çalışma, bu fikir üzerinden nesneye yönelik yeni bir poetikanın ortaya çıkması düşüncesine odaklanır. Bu doğrultuda, mimari nesnenin yeni paradigmalar ile biçimlenmesini, gerçek ve duyusal nitelikleriyle algılanabilir bir varlık haline gelmesini amaçlar. Aynı zamanda, nesne yönelimli yaklaşımların, alternatif ve tamamlayıcı bir mimari gündem olarak potansiyelini araştırır. Sadece belirli bir tanım oluşturmayı değil, mimari disiplin bağlamında deneylerin, ilkelerin ve kelime dağarcığının geliştirilmesi için kavramsal bir öneri sunmayı hedefler. Bu noktada, nesneye ait iki temel soru oluşur: Birincisi, nesne nelerden oluşur? İkincisi, nesne neyi oluşturur? Nesneye ait bu içsel ve dışsal sorular, parça ve bütüne ait ontolojik tanımlarla şekillenir ve geliştirilen parça tanımları üzerinden mimari ilişkisellikler sorgulanır. Bu çalışmanın amacı, parçanın değişik ontolojik tanımlarının ve mimari ilişkiselliklerinin biçimsel olarak teorize edilebileceği bir çerçeve sunmaktır. Aynı zamanda, mimarlığın kendisi ya da mimarinin bir parça ve bütün olarak neler yapabileceği üzerinedir. Bu doğrultuda, parçaların biçimsel bilimi olarak tanımlanan mereoloji, mimari formun analizi ve matematiksel olasılıkları üzerine hesaplamalı bir yaklaşım sunar. Parçadan parçaya veya eşler arasında değişen tasarım stratejileri ile dijital kompozisyonlar oluşturur. Biçim, parçaların rezonansıyla ifade edilen bir özellik kazanır. Bununla birlikte, çalışma, nesne yönelimli bir düşünce ile parçaların yapısal girdi olarak çerçevelendiği, parça kavramından dijital malzemeye harmonik bir tasarım – inşa süreci hedefler. Aksiyomatik yaklaşımlar ile insan - makine etkileşimine izin verecek bir kavramsal altlık araştırması sunar.

Anahtar Kelimeler: Nesne Yönelimli Ontoloji, Mereoloji, Ayrık, Merkeziyetsizlik, Dijital
Teori.

     TAM METİN (TR)         

4. Tasarım Değerlendirmesini Genişletmeye Yönelik Ölüm Teorileri ile Çizilmiş Hermenötik Bir Çerçeve

Deniz Oskay, Ethem Gürer

Sayfa 27-46

Oskay, D., Gürer, E. (2021). Tasarım Değerlendirmesini Genişletmeye Yönelik Ölüm Teorileri ile Çizilmiş Hermenötik Bir Çerçeve. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 27- 46.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1515699

Özet

21. yüzyıla bakıldığında ölçmenin, insan bilimleri ve doğa bilimlerini içeren tüm deneysel ve teorik araştırmaların temeli olduğu söylenebilir. Öte yandan, tasarım süreci disiplinlerarası ve çok katmanlı yapısı ile hem insan bilimleri hem de doğa bilimlerinin anlayışlarını içermektedir. Tasarım süreçlerine Alexander (1964) ve Archer (1968) gibi araştırmacılar tarafından önerilmiş farklı yaklaşımlar bulunması, tasarım aktivitesi için ortaklaşılmış bir payda olmadığını göstererek tasarımın muğlak doğasını ortaya koymaktadır. Çok katmanlı bir yapıya sahip olan tasarım süreçlerinin en muğlak aşamalarından biri, bir yanı ile objektif değerlendirme ve analiz içermesi, diğer yanı ile yorumlama ve soyutlama gibi subjektif yargılar içeriyor oluşu ile tasarım değerlendirme süreci olarak ele alınabilir. Bu çalışmanın amacı, tasarım değerlendirme sürecini, ölçme biliminden gelen anlayışlarla genişletmek için hermenötik bir çerçeveyi açıklığa kavuşturmaktır. Yunanca 'metrein' kelimesinin sözcük bilimsel tarihi, 'metrein' kelimesi ile ölçmeyi bir değerlendirme ve yargı olarak ifade etmektedir. Bu durum, ölçme aktivitesinin bir değerlendirme süreci ile birlikte kurulduğunu göstermekte ve tasarım
değerlendirmesinden bahsederken, ölçme bilimlerinden yararlanmanın potansiyellerini açıklığa kavuşturmak amacıyla disiplinlerarası bir yaklaşım benimsemeyi gerekli kılmaktadır. Bu makale, tasarım süreçlerindeki değerlendirici eylemlerin ölçme ve yorumlama teorileri ile yeniden formüle edilmesi gerektiğini göstermek amacıyla, tasarım değerlendirme süreci açısından ölçülebilirlik problemini yeniden ele almayı ve tasarım değerlendirme sürecinde nicel ve nitel değerlendirmelerin bütüncül bir yeniden ele alınışını önermekte olup, halihazırda tasarım değerlendirmesinde örtük olarak kullanılmakta olan anlayışları ölçüm teorilerinin anlayışları ile birlikte yeniden formüle etmeyi amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Tasarım değerlendirmesi, Tasarım süreci, Hermenötik, Ölçme
Bilimi

     TAM METİN (EN)        

5. Tasarım Sürecinde Ölçme Aracı Olarak Yorumlama ve Biçimleri

Meryem Nurefşan Yabanigül

Sayfa 47-66

Yabanigül, M. N. (2021). Tasarım Sürecinde Ölçme Aracı Olarak Yorumlama ve Biçimleri. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 47-66

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1516110

Özet

Bu makalede tasarım; ortaya konulan bir probleme dönük sorgulayıcı bakış açısı ile çözüm arayış eylemlerinden oluşan bir izlek boyunca, bilginin farklı adımları ve bu adımlar arasında sürekli biçimde bilginin genişletilmesi ve işlenmesi ile kurulan ilişkiler bütünü olarak incelenmektedir. Tasarım süreci yapma-yorumlama zinciri ile ürünün ve ürüne yaklaşımın sürekli sorgulandığı ve yeniden ölçüldüğü döngüsel bir devinime sahiptir. Yapma ve yorumlama zincirinde eylemlerin başlangıcı ya da bitişi keskin çizgiler ile sınırlanamaz, her adım, her an birbiri ile ilişkilidir. Fakat tasarım sürecini ve kurduğu ilişkileri anlamak için yürütülen çalışmalarda sürecin aşamalara ayrılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Makalemizde araştırmacıların belirlediği tasarım sürecinin aşamaları ve yorumlama ile bu aşamalar arasında kurulan ilişkiler, analiz edilmeye çalışılmıştır. Literatürde bulunan araştırmalarda, tasarım sürecindeki yorumlama, her bir araştırmada farklı bir kavramla ifade edilmektedir. Yapılan literatür taraması sonucunda belirli bir tasarım sürecinden bağımsız olarak ele alınan tasarım süreci, aşamaları ve yorumlama aracılığıyla kurdukları ilişkiler yeniden kurgulanmıştır. Her yorumlama biçiminin farklı işlev barındırdığı düşünülen bu makalede, tasarım süreci içindeki yorumlama birden çok kavrama ayrılmıştır. Bunun yanı sıra yorumlama biçimleri, tasarım sürecindeki hipotezlerin testlerinden ve soruların çözümlerinden edinilen bilgilerin, süreç içindeki çeşitli aşamalara aktarılması, geliştirilmesi ve tanımlanması için ölçme biçimi olarak ele alınmıştır. Makalede diyagramlar üzerinden sürecin aşamaları ve yorumlama ile kurdukları ilişkileri açıklanmaktadır.

Anahtar Kelimeler:  Tasarım Süreci, Biliş, Hermenötik, Yorumlama, Ölçme.

     TAM METİN (TR)        

6. Makine Öğrenmesi Aracılığı ile Kullanıcı Deneyimi Bilgilerinin
Erken Mimari Tasarım Süreçleriyle Bütünleştirilmesi

Bilge Şapcı, Şule Taşlı Pektaş

Sayfa 67-94

Şapcı, B. & Taşlı Pektaş, Ş. (2021). Makine Öğrenmesi Aracılığı ile Kullanıcı Deneyimi Bilgilerinin Erken
Mimari Tasarım Süreçleriyle Bütünleştirilmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 67-94.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1534549

Özet

Yapay zeka, makineler ve yazılımlar tarafından işlenebilen bir zeka türüne karşılık gelmektedir. Bu teknoloji insan gibi düşünmek ve eylemleri taklit etmek üzere programlanmış makineler aracılığıyla zekanın simülasyonunu sağlamaktadır (Frankenfield, 2020). İnsan zekasını algılama, öğrenme ve taklit etme amaçları doğrultusunda geliştirilen yapay zekanın alt başlıklardan biri olan makine öğrenmesi, yapay zeka algoritmalarının sürekli öğrenme şeklinde programlanması ile bu algoritmaların verileri ayrıştırarak bu verilerden öğrendiklerine göre bilinçli kararlar verebilmesi için kullanılan işlem olarak tanımlanmaktadır (Grossfeld, 2020). Makine öğrenmesi, kullanıcı deneyimi (User Experience, UX) gibi kullanıcı hareketlerinin ve onlardan elde edilen verilerin kullanıldığı alanlarda geniş kullanım olanağı bulmakla birlikte henüz mimarlık alanında yaygın olarak kullanılmamaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, UX alanında makine öğrenmesi üzerine daha önceden yapılmış olan çalışmaların incelenmesi ve elde edilen bulguların mimarlıkta kullanıcı-mekan ilişkisi üzerine uyarlanması hedeflenmektedir. Makalede, makine öğrenmesi ile kullanıcı deneyimlerine ait verilerin depolanarak bu verilerin erken tasarım sürecinde değerlendirilmesi ve yeni tasarımlar yapılırken bu bilgiler doğrultusunda ilerlenmesi üzerine bir tartışma sunulmaktadır. Bu şekilde tasarımda etkinlik, verimlilik, kullanıcıyla mekan arasındaki ilişki ve mekan kalitesi gibi niteliklerin tespit edilerek ölçülmesi söz konusu olabilecektir. Metinde ilk olarak makine öğrenmesinin temel mantığı anlatılarak, çalışma süreci incelenmekte ve kullanıcı deneyimleri üzerine yapılan çalışmalarda hangi alanlarda ve ne şekillerde kullanıldığı anlatılmaktadır. Daha sonra, yapılan literatür çalışmaları doğrultusunda, mimarlık ve UX alanının kesişimleri üzerinde durularak bu iki alanın birbirinden neler öğrenebileceği ortaya konulmaktadır. Yapılan tartışmanın sonucunda ise, erken tasarım süreçlerinde bu teknolojinin kullanılmasının ileride insanmekan arasındaki ilişkiyi ve mimarlık disiplinini nasıl etkileyebileceği tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Mimari Tasarım, Yapay Zeka, Makine Öğrenmesi, Kullanıcı
Deneyimi.

    TAM METİN (TR)         

7. Mimari Tasarımın Erken Evrelerinde Tecrübenin ve Eskiz Yapmanın Tasarım Üretkenliğine Etkisi

Erdal Kondakcı, Hakan Tong

Sayfa 95-136

Kondakcı, E. & Tong, H. (2021). Mimari Tasarımın Erken Evrelerinde Tecrübenin ve Eskiz Yapmanın Tasarım Üretkenliğine Etkisi. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 95-136.

 https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1515514

Özet

Mimari tasarımda önemli kararların alındığı erken tasarım evresinde problemin ele alınış biçimi, tasarım süreci ve sonuç ürünleri için belirleyici rol oynamaktadır. Bu noktada, mimari tasarım alanındaki tecrübenin tasarım problemlerinin nasıl ele alındığını etkilediği görülmektedir. Tecrübenin yanı sıra mimari tasarımın erken evrelerinde alınan kararları etkileyen ve kararların oluşumunu sağlayan bir diğer önemli faktör de kullanılan tasarım ortamı ve aracıdır. Tasarımcının görsel düşünmesini destekleyerek yaratıcılığa ve üretkenliğe zemin hazırlayan eskiz yapma eylemi, tasarımda bir “düşünme aracı” olarak, tasarımcının zihnindeki imgelerle, oluşturduğu fiziksel temsiller arasında ilişkiler kurmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, mimari tasarımın erken evrelerinde tecrübenin ve eskiz yapmanın tasarım üretkenliğine etkisinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Mimari tasarımın erken evrelerinde tecrübe etkisini gözlemlemek üzere iki farklı tecrübe grubu belirlenmiş ve bu tecrübe gruplarından ikişer katılımcıyla tasarım çalışmaları yürütülmüştür. Katılımcılardan eskiz yapmak suretiyle aynı mimari tasarım problemine çözüm üretmeleri istenmiştir. Katılımcıların verilen tasarım problemine sesli düşünme yoluyla çözüm ürettikleri protokol çalışmaları gerçekleştirilmiş ve tasarım süreçleri kamerayla kayıt altına alınmıştır. Tasarım süreçlerinin video kayıtlarından elde edilen sözel ifadelerin transkriptleri çıkartılarak tasarım hareketleri olarak ayrıştırılmış ve eskiz yapma durumuna göre kodlanmıştır. Tasarım hareketleri arasındaki bağlantıların tespit edilmesiyle linkograflar oluşturulmuştur. Linkograflar üzerinden tasarım süreci analizleri yapılarak tasarım üretkenlik değerleri tespit edilmiş ve tasarım üretkenliğine dair karşılaştırmalı analizlere yer verilmiştir. Yapılan protokol çalışmaları ve linkograf analizleri neticesinde erken tasarım evresinde tecrübenin ve eskiz yapmanın tasarım üretkenliğine etkisine dair önemli bulgulara ulaşılmıştır. Buna göre, katılımcıların sahip olduğu genel mimarlık deneyiminin yanı sıra verilen mimari problem alanına özgü deneyimlerinin de tasarım üretkenliğinin oluşmasında önemli olduğu görülmüş, iki tecrübe grubunda da problem alanına özgü deneyime sahip olmak tasarım üretkenliğini olumlu yönde etkilemiştir. Bir diğer önemli sonuç da tasarımcıların sahip oldukları tecrübe ile tasarım sürecindeki eskiz yapma oranlarının paralellik göstermesidir. Bu bağlamda, fazla tecrübeye sahip katılımcıların eskiz ortamını daha etkin kullanarak yüksek oranda eskiz yaptıkları, tasarım fikirlerinin büyük çoğunluğunu eskiz yaparak ürettikleri gözlenmiştir. Tecrübeyle bağlantılı yüksek eskiz yapma oranının, linkograf analizlerinde tasarım üretkenliğinin belirlenmesinde kullanılan bağlantı indeksi, kritik hareket ve örüntü oranlarını olumlu yönde etkilediği dolayısıyla üretken bir tasarım süreci oluşmasına katkı sağladığı gözlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Tasarım Bilişi, Tasarım Uzmanlığı, Eskiz, Protokol Analizi, Linkograf.

    TAM METİN (TR)         

8. Yazılı ve Görsel Yönerge Karşılaştırmaları Üzerinden Üretim Süreçlerinin Analizi: Origami Çalışması

Nurdan Akman, Ethem Gürer

Sayfa 137-160

Akman, N. & Gürer, E. (2021). Yazılı ve Görsel Yönerge Karşılaştırmaları Üzerinden Üretim Süreçlerinin Analizi: Origami Çalışması. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 137-160.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1516002

Özet

İnsanlar sürekli değişen ölçeklerde, farklı bağlamlar içerisinde yaşamını idame ettirme çabası içindedir. Birey eylemleri sırasında çevreden, toplumdan, kültürden etkilendiği gibi tüm bu konuları da etkilemektedir. Bağlamdaki değişim kişiyi, kişideki değişim bağlamı sürekli bir dönüşüme itmektedir. Bu eylemleri gündelik hayatımızın her alanında görebileceğimiz gibi tasarım ve üretim süreçlerinde de net bir şekilde görebiliriz. Bu çalışmada üretim süreci olarak bahsedilen eylemler temelde tasarım bağlamında ele alınmıştır. Üretim eylemi gelenekselden günümüze sözlü, yazılı, görsel veya uygulamalı anlatım yöntemleri ile aktarılmış ve böylece eylem aktarım ortamları zamanla gelişime daha da açık hale gelmiştir. Çalışma kapsamında uygulama süreci, anlatıcı ve uygulamacı olmak üzerinden değerlendirilmiştir. Anlatıcı kimliğini yazılı ve sözlü anlatım yönergeleri üstlenirken, uygulamacılar deney katılımcıları olarak isimlendirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, anlatım yöntemlerindeki farklılaşmaların üretim süreci üzerinde etkisini ve uygulamacıların farklı anlatım yöntemlerini anlamlandırma süreçlerini incelemektir. Çalışmada üretim süreci bağlamında anlatımın uygulayıcı zihninde oluşturduğu anlam analiz edilmesi hedeflenmiştir. Bu analiz sürecinde, hermenötik ve fenomenolojik araştırma yöntemleri kullanılarak oluşturulan çeşitli deney dizileri ve
değerlendirmelerinden faydalanılmıştır. Belirtilen durumun analizinde görsel ve yazılı anlatım yöntemleri ile açıklanabilir ve yönerge adımlarının takip edilebilir olması nedeniyle origami çalışması eylem olarak seçilmiştir. Bu çalışma temelde dört adımdan oluşmaktadır. Çalışma aşamaları sırasıyla, kavramların araştırılması, yöntemin ve yönerge setlerinin belirlenmesi, katılımcıların yönergelere göre fiziksel üretimlerinden elde edilen bulguları ve katılımcıların üretim süreçlerinin analizi şeklinde tanımlanabilir. Bu çalışma adımları sayesinde, yazılı ve görsel yönergelerin üretim sürecinde anlama ve uygulama aşamalarında zaman kullanımı, yönergelerin takip edilebilirliği ve bir eylemin sözlü ve yazılı olarak açıklanması gibi konularda etkisi origami çalışması bağlamında analiz edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Origami, Üretim Süreci, Tasarım, Fenomenolojik Araştırma, Hermenötik, Yazılı-Görsel Anlatım Teknikler

9. Görme ve Çizim İlişkisi Aracılığıyla İletişim Aracı Olarak Çizim

Begüm Aktaş

Sayfa 161-188

Aktaş, B. (2021). Görme ve Çizim İlişkisi Aracılığıyla İletişim Aracı Olarak Çizim. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 161-188.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1512180

Özet

Geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar yapılan çalışmalar ile görme ve düşünme eylemlerinin birbirinden ayrı kabul edilemeyeceği ve birbirinin bütüncülü oldukları anlaşılmaktadır. Bu alanda yapılan çalışmaların sonucunda Görsel Düşünme Kuramı gelişmekte, bununla birlikte tasarım bilişi alanında da yapılan çalışmalar ile de tasarım süreçlerinin nasıl ilerlediği ve bir tasarım aracı olarak çizimin, eskizin bu süreçte nasıl etkin bir araç olduğu görülmektedir. Bu çalışmalarla tasarımın diyalektik bir döngü içinde görsel algı ve zihinsel imgelemin etkileşiminde ilerlediğinin çizim üzerinden çalışılmaktadır. Bununla birlikte görsel algının sadece görme anına ait bir algı olmadığını bireyin diğer duyularıyla, deneyimleriyle ve geçmişiyle de bağlantılı olan apriori bilgilerde oluştuğu da bilinmektedir. Bu nedenle tasarım eğitimine yeni başlayan öğrencilerin, mevcut algılarının kırılması ve yeni bakış açıları kazanmaları amacıyla yapılan bu çalışmada öğrencilerin görme yetilerinin geliştirilmesi istenirken bir yandan da görme-çizme-görme sürecinde sahip oldukları apriori bilginin çizim sürecine etkilerinin anlaşılması hedeflenmektedir. Bu çalışma kapsamında birinci sınıf mimarlık ve iç mimarlık öğrencileriyle Temellük yöntemi ile çalışma yapılmaktadır. Yöntem 1 figüratif ve soyut resme ait fotoğrafların renkli görseller olarak verilmesi iken Yöntem 2 ise figüratif ve soyut resim fotoğrafların siyah beyaz görseller olarak verilmektedir. Yapılan çizimler altı ölçüt kapsamında değerlendirilmektedir. Bu çalışma, tasarım eğitiminde yeni bir çizim aracının geliştirilmesinde izlenmesi gereken süreç ve yöntemler ile çizim aracının taşıması gereken özelliklerin belirlemesine dair ön çalışma olarak yapılmıştır. Böylece insan tasarımcıya özgü görme-çizme-görme (see-move-see) davranışını mimik edecek, insan tasarımcının karar verme sürecinde sahip olduğu apriori bilgiden yararlanmasını sağlayacak ve en önemlisi tasarım eğitiminde öğrencinin tasarım yetisinin gelişmesinde onu destekleyecek dijital araçların üretiminde ihtiyaç duyulacak verilerin toplanması amaçlanmıştır.

Anahtar Kelimeler: İletişim, Görsel Düşünme Kuramı, Fenomenoloji, Hermenötik, Çizim.

10. Tasarlanan Ve Algılanan Tekinsizlik Kavramının Mimarlıkta Boşluk Ve Işık Üzerinden Ölçülmesi

Burcu Kısmet

Sayfa 189-216

Kısmet, B. (2021). Tasarlanan Ve Algılanan Tekinsizlik Kavramının Mimarlıkta Boşluk Ve Işık Üzerinden
Ölçülmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 189-216.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1515496

Özet

Tekinsizlik, 19. yüzyıldan itibaren felsefenin konusu olan, 20. yüzyılda Sigmund Freud’un tekinsizlik üzerine çalışmaları ve tekinsizlik durumunu kendi psikanaliz temellerine göre farklı açılardan ele alması ile birlikte, daha önceki zamanlarda üzerine yüklenen anlamlardan farklı bir boyuta evrilen; felsefe ve psikolojinin ötesine geçen bir meseledir (Freud,2003; Jentsch, 1906/2008 ve Vidler 1992). Tekinsizlik ve tekinsizlik durumunu besleyen muğlaklık kavramı sanatçı, tasarımcı ve mimarlar tarafından da farklı boyutlarda ele alınmış olup; bu çalışmada, mimarlıkta boşluk ve ışık nosyonları çerçevesinde sorgulanacaktır. Boşluk ve ışık kullanımlarının, mimari mekanların tekinsizlik karakteri üzerine olan etkisi, çalışma içeriğinde 3 aşamada sorgulanmaktadır: ilk aşamada, literatür araştırması kapsamında, 20. yüzyıldan itibaren boşluk ve ışığın tekinsizliğin görsel ve mekansal parametrelerinin iki ve üç boyutta sorgulandığı 4 örnek incelenmekte ve bu örnekler üzerinden mekânda tekinsizliğin genel karakteri tanımlanmaktadır. İkinci aşamada, fenomenolojik bir izlekte, insan bilincinin, tekinsizliği soyut temsiller üzerinden nasıl ifadelendirdiği sorusu odağa alınmakta ve tanımlı bir denek grubu ile bir anket çalışması yürütülmektedir. Üçüncü ve son aşama, anket sonuçlarının yorumlanmasını içermekte ve daha geniş bir perspektiften "tasarlanan tekinsizlik" ve "algılanan tekinsizlik" farklılığı ile bütüncül bir "mimari tekinsizlik" tasvirine ulaşmayı hedeflemektedir.

Anahtar Kelimeler: Tekinsizlik, Sigmund Freud, Boşluk, Işık, Ölçüm.

11. Bir Sonraki Öncül Olmak: 3B Oylumlar ile Mimarlık ve Moda Tasarımı Arakesitinde Bir Ön-Ölçek Araştırması

Serdar Aydın, Zehra Aysel

Sayfa 217-242

Aydın, S. & Aysel, Z. (2021). Bir Sonraki Öncül Olmak: 3B Oylumlar ile Mimarlık ve Moda Tasarımı Arakesitinde Bir Ön-ölçek Araştırması. JCoDe: Journal of Computational Design, 2(1), 217-242.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1516574

Özet

Farklı estetik olguları kapsayan disiplinler-arası tasarım süreçlerinde birbirini besleyen ölçekler-arası geçişler mümkün olmaktadır. “Ölçü” kavramının moda tasarımı ve mimarlık arasındaki kesişme noktalarına odaklanan bu çalışma multi-disipliner bir tartışma düzlemine oturmaktadır. Bu tartışmanın odağında, biçim arayışında olan mimarlık ve moda tasarımının üretim aşamalarını birlikte sorgulayarak analog benzeşimlerden ziyade ileri düzey dijital yöntemler ile tasarlanan tektonik çözümlerde bu birlikteliği aramak yer almaktadır. Çalışmada, öncelikle öneminden bahsedilen bu tektoniklik, dijital nesnellik bakımından tasarım süreçleri içerisinde ölçeğin kaybolması sorununu barındırmaktadır. Aynı zamanda, lineer olmayan ölçme durumlarının keşfedilmesin de gebedir. Bu yazıda, keşfedilmeye çalışılan ve dijital bir nesne olarak tanımlanan 3B oylum geometrisi üzerinde durulmaktadır. 3B oylum ile yapılan ön çalışmalarda, mekânsal ve uzamsal ifadelerin mimarlık ve moda tasarımı gibi farklı ölçeklerde çalışılan, fakat insanı temel alan, ifade biçimleri üzerinden mekân-zaman ilişkisinin yeni konfigürasyonları incelenmektedir. Bu çalışma, ‘ölçme’ kavramı ve yöntemlerini standartlaşmanın bir kaynağı olarak görmeden hesaplamalı tasarım düşüncesine ait yeni bir temsil dili üzerinde durmaktadır. Bu yöntemin amacı, ölçekler arası farklı boyutlandırma aralıklarında uyarlanabilir davranışlar üretmesi istenen hücresel oylumların yeni bir dijital ölçü birimi olarak hem giyilebilen moda tasarımları hem de mekansal tasarımlar üretmektir. Tasarım araştırmasının yöntemini kurarken 3 boyutlu oylumların ilişkisel uyarlanabilir davranışları, hücresel özdevinim kuralları ile bir pilot çalışma ile eşleştirilmiştir. 3B oylumlar, hem bir analiz, hem de tasarım kararları
alınmasını sağlayan ilişkisel bir ön-ölçek aracı olarak kullanılmaktadır. Hesaplamalı mimari ve moda tasarımı düşüncesine ait bir önceki öncül ile ilişkilendirilen yeni model varyasyonları üretilmektedir. Bir dizi yeni estetik olasılıklar ve yeni ürün semantiği geliştirme olanakları sunulmaktadır. Böylece bu tasarım araştırması, üçboyutlu hesaplamalı düşünmenin üretken potansiyelini keşfeder.

Anahtar Kelimeler: Mimarlık ve moda tasarımı, 3 boyutlu oylum, tasarımda ölçme, tasarım araştırması, hücresel özdevinim.

    TAM METİN (TR)         

12. Bulanık Mantık ile Kullanıcı Hareketlerinde Etmen Tabanlı Modelleme

Berfin Yıldız, Gülen Çağdaş

Sayfa 243-264

Yıldız, B., Çağdaş, G. (2021). Bulanık Mantık ile Kullanıcı Hareketlerinde Etmen Tabanlı Modelleme. Journal of Computational Design, 2(1), 243-264 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/782940

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1248969

Özet

Tasarım süreçlerinin artan karmaşıklığı, tasarımcı ile kullanıcı arasındaki mesafeyi arttırmakta ve bu da tasarımda kullanıcı deneyimini göz önünde bulundurmayı zorlaştırmaktadır. Kullanıcıların otonom karar verme varlıkları olarak temsil edildiği hesaplamalı modeller kullanıcı davranışlarının benzetim modelleri ile temsil edilmesinde yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda, modellerin geliştirilmesi kentsel tasarımın erken aşamasında karar vermeyi desteklemektedir. Bu çalışmanın amacı, kullanıcının kentsel mekâna nasıl dahil olduğunu araştırmak ve kullanıcı hareketinin benzetimi için bir model geliştirebilmek ve kentsel alan bileşenleri ile kullanıcıların hareketi arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Bu makale beş aşamalı ardışık bir süreci takip etmektedir: Gözlem çalışmaları ve çevresel analiz ile veri toplama; Verilerin bulanık mantık kullanarak yorumlanması; Etmen tabanlı model geliştirme; Model uygulama; Değerlendirme ve doğrulama. Gözlem verilerinin yorumlanması, kentsel mekân bileşenlerinin etki değerlerini bulanık mantıkla hesaplama süreçleridir. Bu değer, daha sonra etmen tabanlı benzetim modelinde etki kuvveti olarak tanımlanır. Benzetim modeli sonuçları, gözlem çıktıları ile karşılaştırmalı olarak değerlendirilmektedir. Örnek vaka incelemesi olarak, bir kentsel meydan seçilmiştir (Konak Meydanı, İzmir, Türkiye). Sabah ve akşam zaman dilimleri için iki model tanımlanmış ve meydandaki kullanıcı hareketinin benzetimi için test edilmiştir. Daha sonra model sonuçları ve gözlem verileri Ortalama Mutlak Yüzde Hata (Mean Absolute Percentage Error - MAPE) ve Sekant Kosinüs Hesaplama yöntemleri ile karşılaştırılarak modelin verimliliği incelenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Etmen Tabanlı Modelleme, Bulanık Mantık, Kullanıcı Hareketleri, Benzetim.

13. Dijital Mekanda Yön Bulma Etkinliğinin Soyut Bilgi Katmanlari Üzerinden Ölçümü: Sanal Müze Örneği

Esranur Demirtaş, Ethem Gürer

Sayfa 265-284

Demirtaş, E, Gürer, E. (2021). Dijital Mekanda Yön Bulma Etkinliğinin Soyut Bilgi Katmanlari Üzerinden Ölçümü: Sanal Müze Örneği. Journal of Computational Design, 2(1), 265-284 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/857379

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1499239 

Özet

Mekanlar, genel anlamda, işlevsel, çevresel, sosyal ve psikolojik açıdan farklı gereksinimlere yönelik tasarlanır. Mekanın kullanıcı tarafından kolay anlaşılabilirliği, mekan içindeki eylem ve davranış peyzajını da olumlu yönde etkilemekte; ve dolayısıyla, mekanın en verimli biçimde kullanımı, kullanıcının o mekan içindeki yön bulma başarısı ile doğrudan ilişkilendirilmektedir. Bunlar mekanın iç organizasyonuyla doğrudan ilişkili olan duvarların, yatay ve düşey dolaşım alanlarının bulundukları konumlar olabileceği gibi; mekana sonradan eklenen grafik işaret öğeleri, mekanın dış çevresinde bulunan ağaç, su gibi doğal işaret öğeleri; önceden belirli bir amaca yönelik kullanımlarıyla tanımlanmış bölgeler, mekanın sınırları gibi unsurlar olabilir. Öte yandan, fiziksel anlamda mekan ve mekanı deneyimleyen bedenin varlıksal olarak eridiği günümüz dijital platformları, temsiliyet çerçeveleri üzerinden beden, uzam ve zamanın esnek ve dinamik biçimlerde etkileşimine olanak tanımaktadır. Bu anlamda dijital mekan deneyimi, mekana ait farklı bilgi katmanlarını kullanıcı ile buluşturma ve bu sayede kullanıcıya mekansal deneyim ve mekan kullanımı hakkında daha açık, öngörülebilir ve doygun bir altlık sunabilmektedir. Bu çalışma, dijital arayüzler eşliğinde tasarlanan ve sunulan mekansal deneyimlerdeki kullanıcının yön bulma etkinliğinin, bu bağlamda seçilen farklı sanal müze deneyimlerindeki soyut bilgi katmanları üzerinden sorgulanmasını hedeflemektedir. Bu bağlamda çeşitli sanal müzelerde kullanılan soyut bilgi katmanları analiz edilmiş ve listelenmiştir. Yön bulmaya yönelik çıktılarda müzede belirli bir hedefe yönelik gezintiden ziyade belirli bir rotaya bağlı kalmadan, somut katmanlara ek olarak soyut bilgi donanımlarıyla daha bilinçli bir biçimde ziyaretçinin gezintiyi tamamlaması hedeflenmiştir. Değerlendirmeler sonucunda, bu katmanların dışında eklemlenmesi öngörülen katmanların arayüz tasarımları ve bunların olası içeriklerine dair çıktıların üretilmesi hedeflenmektedir.

Anahtar Kelimeler: Mekansal Okunabilirlik, Ölçüm, Sanal Müze, Soyut Bilgi Katmanları, Yön Bulma.

14. Kompleks Eğitim Yapılarında Yön Bulmada Fenomenolojik Bir Değerlendirme: İTÜ Mimarlık Fakültesi Örneği

Özlem Çavuş

Sayfa 285-312

Çavuş, Ö. (2021). Phenomenological Evaluation on Wayfinding in Complex Educational Buildings: The Case of ITU Faculty of Architecture. Journal of Computational Design, 2(1), 285-312. Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/862422

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1513401

Özet

Oryantasyon programları, yeni başlayan öğrencilerin fakülteye adaptasyonunda önemli bir role sahiptir. Fakat bu programlar daha çok fakülte personeli veya binayı önceden deneyimlemiş yetkili kişiler tarafından hazırlanır. Bu nedenle de oryantasyon programlarında yerlerin tanıtılma şekli fakülte binasını henüz deneyimlememiş kişilerin seviyesine inemeyebilir. Bu programlar sayesinde öğrenciler yerler hakkında bilgi sahibi olsalar bile fakülteye alışana kadar özellikle yapının kompleksliği arttıkça yön bulmakta zorlanabilirler. Bu yön bulma sorunuyla başa çıkmak adına birincil kullanıcıların doğrudan deneyimine dayalı yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Bu araştırmada, bir eğitim yapısının fenomenolojik değerlendirmesi ile öğrencilerin yön bulmada kafa karışıklığının nedenleri ve yön bulmayı kolaylaştıran referans aldıkları noktalarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi binası yön bulmadaki karmaşıklığı nedeniyle örneklem olarak seçilmiştir. 20 yeni başlayan öğrencinin ve kontrol grubu olarak seçilen 10 mezun öğrencinin göz seviyesine gelecek şekilde bir GoPro yerleştirilmiş ve öğrencilerden bir hedef noktayı bulup en kısa yolu izleyerek başlangıç noktasına dönmeleri istenmiştir. Bu deneyimlerden elde edilen sonuçlar hasta tanımlı durumları yansıttığı için Moles (2004) tarafından önerilen ölçüm tekniklere göre değerlendirilmiştir. Katılımcıların görsel kayıtları mimari kütle özelinde karşılaştırılmış, sunulan teknikler arasında karşılaştırma ve eşitlik yargısı, zıtlık ve ağırlık katsayısı kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları beklenen verilerin ötesinde yön bulmada karar verme hususunda etkin olan faktörler, yöntemler, ve öncelik sıralamaları hakkında bilgi vermiştir. Bu çalışma ile oryantasyon programları kapsamında kompleks bir eğitim yapısında tanıtılacak yerlerin tanıtım şeklinin belirlenmesinde doğrudan deneyime dayalı bir veri havuzu ortaya koyması açısından literatüre katkısı vardır.

Anahtar Kelimeler: Yön Bulma, Oryantasyon Programları, Yön Bulmada Fenomenoloji ve Hermenötik, Eğitim Yapıları.

15. Kamusal Mekânların Covid-19 Pandemisi’ne Karşı
Dayanıklılığını Değerlendirme Modeli

Selen Çiçek

Sayfa 313-334

Çiçek, S. (2021). Kamusal Mekânların Covid-19 Pandemisi’ne Karşı Dayanıklılığını Değerlendirme Modeli. Journal of Computational Design, 2(1), 313-334. Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/869974

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1539825

Özet

Modern ve dayanıklı bir sosyal kent hayatının başlıca dinamiklerinden biri olan kamusal mekânlar ancak ve ancak canlılık hissiyatı, yeterlilik, erişilebilirlik ve kontrol gibi gereksinimleri karşılayabildikleri sürece aktif kent yaşantısının mekân ihtiyacına cevap verebilirler(Lynch,1981). Normal şartlarda, kamu erişiminin kesintisiz olarak kabul edildiği bu mekânların kullanımı, bugün yalnızca yeni normalle hayatımıza giren sosyal mesafe kuralının uygulanabilirliği ile bağıntılıdır. Bu bağlamda, pandemiye karşı dayanıklı, sağlıklı ve aynı zamanda sosyal kamusal mekânların kurgusu ancak sosyal mesafe kuralları gözetilerek yapılabilir ve ya var olan kamusal mekânlar ancak bu kapsamda değerlendirilerek yaşantısına devam edebilir. Bu noktada önerilen değerlendirme modeli, günlük yaşantımızda ve pandemi koşullarında dahi vazgeçilemez olan temel ihtiyaçlarımızı karşıladığımız marketlerin, sosyal mesafe kuralları çerçevesinde pandemiye karşı dayanımını test etmek için geliştirilmiştir. İlk olarak Bill Hillier ve Julienne Hanson tarafından ‘The Social Logic of Space’ kitabında ortaya atılan ‘Space Syntax’ Türkçe karşılığı ile mekân sözdizimi teorisinin sunduğu görünürlük grafik analizleri ve kitle hareketi simülasyon araçlarının eş zamanlı kullanılarak elde edilen sonuçlar değerlendirilerek kapalı kamusal mekanların pandemiye karşı en dayanıksız noktalarının belirlenmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Covid-19, Kitle Hareket Simülasyonu, Pandemi Sonrası Kamusal Mekân, Dayanıklılık, Mekân-Sözdizimi.

16. Mimari ve Kentsel Dokuyu Ölçmek: İMÇ ve SSK Kompleksleri Örneği

Mario Lodeweik Lionar, Özgür Ediz

Sayfa 335-354

Lionar, M., Ediz, Ö. (2021). Measuring Architecture and Urban Fabric: The Case of the İMÇ and the SSK Complexes. Journal of Computational Design, 2(1), 335-354. Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/852307

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1483785

Özet

İstanbul'un Zeyrek bölgesi’nde yer alan; Doğan Tekeli, Sami Sisa, ve Metin Hepgüler’in tasarlamış olduğu İstanbul Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ) ve Sedad Hakkı Eldem’in tasarladığı Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Kompleksleri, 1960'larda Türk çağdaş mimarlığının gelişiminde yaşanan büyük değişimi temsil eden en önemli örneklerin arasında yer aldıkları kabul edilmektedir. Uluslararası Tarzın önceki dönemini karakterize eden tek-monolitik bina eğiliminin aksine, bu iki kompleks, yeni, büyük-anıtsal bina komplekslerinin daha küçük parçalar halinde eklemlendiği yeni bir biçimsel yaklaşım sunmuştur. Bu yaklaşım, tarihsel bağlam olarak eski, geleneksel Türk mahallelerinin daha küçük ölçekteki kentsel dokusuna duyarlı ve içinde çeşitli mimari hassasiyetleri barındıran yeni bir mimari yaklaşımı oluşturmak amaçlı uygun bir strateji olarak algılanmaktadır. Bu makale, İMÇ ve SSK Komplekslerinin görsel karmaşıklıklarını ve yakın çevrelerindeki Zeyrek Mahallesi'nin özgün kentsel dokusunu karşılaştırmalı olarak “fraktal boyut analiz yöntemini” kullanarak ölçmeyi hedeflemektedir. Bu analiz kapsamında bahsi geçen iki farklı mimari kurgu ve mevcut yerleşimin kentsel dokusu, yerleşim planı ölçeğinde ve mimari kurguyu oluşturan “Euclidyen plan çizimleri” şeklinde ifade edilmiştir. Böylelikle çalışma kapsamında; SSK ve İMÇ kompleksleri ile bulundukları kentsel oluşum arasındaki biçimsel ilişkiyi, “planimetrik görsel karmaşıklık ve süreklilik” açısından ele alarak, sayısal olarak ölçmek ve sonrasında ortaya çıkan sonuçlar ışığında yeniden tartışabilmek mümkün olmuştur.

Anahtar Kelimeler: Doğan Tekeli-Sami Sisa-Metin Hepgüler, Kentsel Doku Üzerinde Fraktal Boyut Analizi, İMÇ Kompleksi, Sedad Hakkı Eldem, SSK Kompleksi.

17. Kentsel Aktivitenin Ölçülmesi: Kanıta Dayalı Kentsel Planlama Yöntemleri Hakkında İnceleme

Özgün Balaban

Sayfa 355-376

Balaban, Ö . (2021). Measuring Urban Activities. Journal of Computational Design, 2(1), 355-376. Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/jcode/issue/60846/866398

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1526606

Özet

Kentsel planlama ve tasarımların başarılı olmaları için planlamacıların kamusal alanları kullananlar ve kullanım durumları hakkında varsayımlarda bulunmasını gerektirir. Bu nedenle, şehir planlamacılarının kentsel alanlarda meydana gelen etkinlikleri kaydetmeleri ve ölçmeleri gerekir. Geleneksel olarak, planlamacılar kentsel etkinlikleri yakalamak için anketler ve gözlemler kullanıyorlardı. Bununla beraber, teknolojik gelişmelerle birlikte, şehir planlamacıları daha uzun zaman ve daha geniş mekânları kapsayan mekânsal-zamansal verilere erişebilmeye başladılar. Bu incelemede kentsel aktivitenin kaydedilebilmesi için kullanılabilecek yöntemler beş başlıkta toplanmıştır: geleneksel yöntemler, araştırmacılar tarafından yerleştirilen sensörler tarafından kaydedilen yöntemler, kullanıcılar tarafından sensörlerin taşınmasıyla kaydedilen yöntemler, akıllı telefonlarla kaydedilen yöntemler ve büyük veri yöntemleri. Tartışılan yöntemler, kentsel aktivitenin kaydedilmesi için büyük potansiyel taşımasına rağmen gizlilik sorunları, örneklem kısıtlaması, bağlamın bilinmemesi ve teknik altyapı ihtiyacı gibi zorlukları barındırmaktadır. Bu yöntemlerden başarılı bir şekilde yararlanabilmek için verinin doğruluğunu iyileştirilmesi, bağlamı çıkarımsamak için değişik yöntemleri birleştirilmesi, teknik altyapı oluşturabilmek için değişik işbirlikleri yapılması ya da verinin hazır olarak satın alınması gibi daha fazla çabaya ihtiyaç vardır. 

Anahtar Kelimeler: Büyük Veri, Kanıta Dayalı Kentsel Planlama, Veri Toplama, Kentsel Aktivitenin Ölçülmesi.

 

ISSN 2687-4318

 

Tüm Dergi Açılır Sayfa

Formatında

 

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Mimarlıkta Yapay Zeka

Gülen Çağdaş, Sema Alaçam, Ethem Gürer

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Doğal Sistemlerle Bilgilendirilmiş Hesaplamalı Tasarım

Sevil Yazıcı

Sayfa 1-17

Yazıcı, S. (2020). Doğal Sistemlerle Bilgilendirilmiş Hesaplamalı Tasarım.   JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 1-17.

        https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1254359

 

Özet

Doğada canlı ve cansız varlıkların tümü sistem bütünlüğü içinde değerlendirilmektedir. Doğal sistemler hesaplama ile tanımlanan düzen ve dengeyi temsil eder. Matematikçiler, biyologlar, malzeme bilimcileri ve farklı alanlardan profesyoneller problem çözme amaçlı olarak doğal sistemleri araştırmaktadır. Doğa, tarihsel dönemlerden beri tasarım sürecinde referans olarak kullanılsa da, doğanın tasarım süreciyle verimli bir şekilde nasıl bütünleştirileceğine dair yanlış kullanımlar bulunmaktadır. Biyomimesis terimi, günümüzde doğayı taklit etme anlamını aşarak, doğanın zekasından öğrenme anlamında kullanılmaktadır. Mimari tasarım öğrencilerinin hesaplama becerilerini geliştirerek, doğal sistemleri analitik bakış açısıyla inceleme ve bulguları yaratıcı tasarım çözümlerinde uygulama ihtiyacı bulunmaktadır. Bu araştırma, mimarlık lisans eğitiminde uygulanmak üzere geliştirilmiş biyomimesis konulu bir seçmeli ders üzerinedir. Yöntem, doğal sistemlerin incelenmesi (1), doğal sistemlerin soyutlanması ve sistem parametrelerinin çıkarılması (2), parametrelerin hesaplamalı tasarım modelinde uygulanması (3) dahil olmak üzere üç aşamadan oluşmaktadır. Önerilen çalışma, 2018 yılından 2020 yılına dek öğrenci projelerinde uygulanmış olup, çıktılar organizasyon-, performans-, süreç- ve hareket-tabanlı hesaplama olmak üzere dört grupta incelenmiştir. Sonuçlar irdelendiğinde, öğrencilerin hesaplamalı tasarım konusunda beceri kazandıkları ve doğada bulunan sistemler hakkında farkındalıklarının arttığı belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Doğal Sistemler, Hesaplama, Algoritmalar, Mimari Tasarım Eğitimi

     TAM METİN (EN)         

4. Sürü Zekası Yaklaşımı ile Metro Hatlarının Değerlendirilmesi

Sena Kaynarkaya, Gülen Çağdaş

Sayfa 17-48

Kaynarkaya, S., Çağdaş, G. (2020). Sürü Zekası Yaklaşımı ile Metro Hatlarının Değerlendirilmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 17- 48.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255436

Özet

Bilgisayar teknolojileri günümüzde her alanda olduğu gibi mimari ve kentsel tasarım alanlarında da önemli yer tutmaktadır. Bu teknolojilerin mimari ve kentsel tasarım alanlarında gelişim süreçlerine daha yakından bakıldığında büyük ölçüde canlı organizmaların yaşam döngülerinden esinlenildiğini görmek mümkündür. Beliren canlı sistem örneklerinden olan cıvık mantarlar; temel ihtiyaçlarından doğan ve bireysel davranışlarından çok farklı sonuçlar doğuran sürü zekası örneği sergilemektedir. Günümüz kent içi ulaşım ağlarının yükünü önemli ölçüde hafifleten raylı sistemler, özellikle büyük kentlerde sürekli olarak değişmekte ve yenilenmektedir. Cıvık mantarların kullanıldığı örneklere bakıldığında, metro hatları ve otoyol sistemlerinin tasarımında oldukça önemli bir rolü olduğu görülmektedir. Makalede sürü zekası yaklaşımı ile cıvık mantar davranışları sayısal ortamda modellenerek mevcut bir metro hatının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metro hatlarının ve otoyolların tasarım kriterlerine uygunluğunu değerlendirmek için yapılan çalışmalardan yola çıkılarak, İstanbul kentinde yapımı devam etmekte olan Göztepe-Ümraniye metro hattı üzerinde çalışılmıştır. Hat üzerindeki istasyonlar sabit tutulup modelin bir güzergâh oluşturması beklenerek ve oluşan güzergahın metro tasarım kriterlerine uygunluğu değerlendirilmiştir. Tasarım kriterlerine uygunluk göstermeyen noktalarda model üzerinde Python kodu aracılığı ile komutlar tanıtılıp, sürünün oluşturduğu güzergâh ile mevcut güzergâh arasındaki benzerlik ve farklılıklar karşılaştırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Sürü Zekası, Cıvık Mantar, Metro Hattı Tasarımı

     TAM METİN (TR)        

5. Boğaz Hattındaki Trafiğin Optimizasyonuna Yönelik Bir Karar Destek Sistemi Önerisi: E-Bosphorus

Esranur Demirtaş, Şehnaz Cenani

Sayfa 49-70

Demirtaş, E., Cenani, Ş. (2020). Boğaz Hattındaki Trafiğin Optimizasyonuna Yönelik Bir Karar Destek Sistemi Önerisi: E-Bosphorus.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 49- 70.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1253309

Özet

İstanbul’un önemli bölgelerinden biri olan Boğaz Hattı, trafik sıkışıklığı problemi ve bu problemin bu hattaki rekreasyon alanlarında meydana getirdiği ses ve gürültü kirliliği gibi problemlerle karşı karşıyadır. Bu problemlerin ana sebebi bireysel araçlarla yapılan ulaşımın yoğunluğudur. Ancak toplu taşımanın tam olarak bu güzergahın paralelinde bulunan ve İstanbul şehir içi ulaşımında karakteristik bir ulaşım şekli olan deniz yolu ulaşımı ile sağlanması, konfor, hız, ücret gibi nedenlerle tercih edilmesi sonucunda bu hattaki trafik yoğunluğu aza indirgenebilir. Deniz yolu ulaşımının rota planlaması ve sefer saatleri gibi faktörlere bağlı olarak verimli olmayan kullanımı bu ulaşım türünün tercih edilmesi noktasında sorun teşkil etmektedir. Mevcut imkanlar göz önüne alındığında rotaların ve bu rotalara bağlı zaman çizelgelerinin akıllı senkronizasyonu sonucunda, boğaz hattını kullanan bireylerin deniz yolu ulaşımını kullanmalarını teşvik etmek yoluyla boğaz hattındaki trafiğin optimizasyonun sağlanması mümkündür. Çalışmada yöntem olarak karar ağacı ve en kısa yolu bulma algoritmaları kullanılacaktır. En kısa yol problemine ek olarak en kısa zamanı bulma da bu çalışmada ele alınan kriterlerdendir. Sonuç olarak, boğaz hattındaki bir iskeleden yine boğaz hattındaki bir başka iskeleye giderken en kısa yol ve en kısa zamanda gidilecek rotalar belirlenmiştir. Ayrıca bu çalışmanın çıktısı olarak mobil bir uygulamaya (E-Bosphorus) yönelik arayüz tasarımı geliştirilmiştir. Kullanıcıların sefer bilgisine hızlı olarak erişimindeki engel de yalnızca vapur rotalarına yönelik bu mobil uygulama ile kolaylıkla çözülebilecektir. Ek olarak turistik amaçla da bu uygulama kullanabilecektir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Deniz Yolu Ulaşımı, Boğaz Hattı, Karar Destek Sistemi, Rota Bulma.

    TAM METİN (TR)         

6. Cycle-GAN ile Modern İç Mekanlarının Bilim Kurgu Ortamları Olarak Yeniden Üretilmesi

Esra Yağdır Çeliker, Gizem Efendioğlu, Özgün Balaban

Sayfa 71-94

Yağdır, E., Efendioğlu, G., Balaban, Ö. (2020). Cycle-GAN ile Modern İç Mekanlarının Bilim Kurgu Ortamları Olarak Yeniden Üretilmesi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 71-94.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255687 

Özet

Derin öğrenme, karmaşık görevlerin ve büyük veri setlerinin işlenmesi gereken problemlerde, yapay sinir ağlarını kullanan bir makine öğrenmesi yöntemidir. Derin öğrenme ile daha önceden uzman bir insan tarafından bilgisayara aktarılması gereken veriye ait özelliklerin, salt bilgisayar tarafından işlenmesi mümkün hale gelmiştir. Derin öğrenmenin alt sistemlerinden biri olan Üretken Rakip Yapay Sinir Ağları (GAN) algoritması, birbirine zıt çalışan iki sinir ağının birbiri ile çekişmesinden faydalanmaktadır. Üretici ağ gerçek olmayan görseller üretirken, ayırt edici ağ, üretilen görselleri değerlendirmekte ve görselin sahte veya gerçek olduğu bilgisini üretmektedir. İki ağ arasındaki bu çekişmeli durum ayırt edici ağın gerçek ile sahteyi ayıramayacağı kadar kaliteli görseller üretilene kadar tekrarlanmaktadır. Bu nedenle GAN algoritması özellikle görüntü işleme ve görüntü çeviri problemlerinde tercih edilmektedir. Derin öğrenmenin sunduğu görüntü işleme teknikleri ile karmaşık mekânsal verilerin kurgulanması ve mekânsal kurguların görüntüler üzerinden tekrar üretimi mümkündür. Bu çalışmanın amacı, farklı özelliklere sahip iç mekânların bir bilim kurgu filminin parçası olma durumunu ve bu durumdan türeyen yeni mekânsal potansiyelleri araştırmaktır. Bu bağlamda görüntü işleme için uygun bir teknik olan GAN algoritması kullanılarak, modern iç mekânlar bilim kurgu mekânları olarak yeniden yorumlanmıştır. Çalışmada modern iç mekân fotoğraflarından ve bilim kurgu filmlerinden olmak üzere iki farklı veri seti oluşturulmuştur. Böylece modern iç mekânların bilim kurgu filmlerinde yer alması durumunda söz konusu mekânların morfolojik olarak nasıl yorumlanabileceği araştırılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Cycle-GAN, Derin Öğrenme, Makine Öğrenmesi, Mimarlıkta Yapay Zeka, Mekansal Görüntü işleme.

    TAM METİN (TR)         

7. Çekişmeli Üretici Ağlar (GAN) ile Harita Üretimi ve Manipülasyonu

Ozan Balcı, Şemsi Barış Terzi, Özgün Balaban

Sayfa 95-114

Balcı, O., Terzi, B. Ş., Balaban, Ö. (2020). Çekişmeli Üretici Ağlar ile Harita Üretimi ve Manipülasyonu.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 95-114.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255766 

Özet

Yapay zeka, internetin yaygınlaşması ile yoğunlaşan veri birikimini işlenebilir kılmıştır. Bir yapay zeka türü olan makine öğrenmesi verilerin sınıflandırılması, anlamlandırılması ve işlenmesini kolaylaştırmıştır. Grafik işleme ünitelerinin gelişmesi ise görüntülerden oluşan verilerin işlenmesinde gerekli altyapıyı sağlayarak, yapılan çalışmaları kolaylaştırmış ve hızlandırmıştır. Görüntü işleme süreçlerinin gelişimi görüntülerden oluşan mimari veri setlerinin işlenmesini ve üretilmesini sağlayabilecektir. Bu çalışmanın amacı harita ölçeğindeki görüntü setinin işlenebilirliğinin gösterilmesi ve bu süreçteki kazanımların farklı ölçekteki mimari gösterim tekniklerinin nasıl işlenebileceğini düşündürmeye ve irdelemeye teşvik etmektir. Bu amaç doğrultusunda çalışma sürecinde bir çekişmeli üretici ağ modeli kullanılarak uydu görüntüleri bir oyunun harita görüntülerine dönüştürülmüştür.* *Bu çalışma İstanbul Teknik Üniversitesi, Mimari Tasarımda Bilişim Yüksek Lisans programı, Dr. Özgün Balaban tarafından yürütülen Mimari Tasarımda Özel Konular: Makine Öğrenmesi dersi kapsamında yapılan bir projeden üretilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Çekişmeli Üretici Ağlar, Makine Öğrenmesi, Harita Üretimi.

    TAM METİN (TR)         

8. Evrişimsel Sinir Ağları Kullanarak Anadolu Selçuklu Desenlerinin Sınıflandırılması

Sevgi Altun, Cem Güneş

Sayfa 115-131

Altun, S., Güneş, C. (2020). Evrişimsel Sinir Ağları Kullanarak Anadolu Selçuklu Desenlerinin Sınıflandırılması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 115-131.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1248961 

Özet

Bu metin, mimari miras bağlamında bilgisayarla görü ve derin öğrenme yöntemlerinin kullanımına ilişkin bir çalışmanın değerlendirmesidir. Bir tür derin öğrenme yöntemi olan evrişimli sinirsel ağ (CNN), Anadolu Selçuklu süs desenlerini sınıflandırma amacı ile uygulanmıştır. Bilgisayarla görü, mimari miras alanında bilgi sağlama ve çalışmalara yardımcı olma kapasitesine sahip olsa da, her iki alandaki bilgileri bir araya getiren sınırlı sayıda çalışma vardır. Mimarlık tarihini çalışmalarında sıkça karşılaşılan konulardan biri olan Anadolu Selçuklu süsleme desenlerinin sınıflandırılması, söz konusu potansiyeli araştırmak için bir örnek olarak seçilmiştir. Proje, veri toplama kolaylığı nedeniyle düz yüzeylerde oyma ile edilen süsleme desenlerine odaklanmıştır. Çalışma için kullanılacak fotoğraflar bir araya getirilmiş ve iki farklı ancak birbiriyle ilişkili veri kümesi oluşturacak şekilde işlenmiştir. Sınıflar ve alt sınıflar bitkisel (seyrek / yoğun), geometrik (seyrek / yoğun) olarak belirlenmiştir. Daha sonra derin öğrenme modellerini eğitmek ve süsleme sınıfı öngörülerini elde etmek adına iki farklı evrişimli sinirsel ağ(CNN) mimarisi kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları hem teknik hem de mimari açıdan incelenmiştir. Veri kümesi oluşturmanın hem uygulama hem süreç üzerindeki etkisi incelenmiştir. Böylece çalışma, gelecekteki kültürel miras ve yapay zeka konularında disiplinler arası araştırmalara temel oluşturmayı amaçlamıştır.

Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Anadolu Selçuklu Süslemeleri, Mimari Süslemeler, Mimari Miras, Evrişimli Sinirsel Ağ.

    TAM METİN (EN)         

9. Oyunlaştırmanın Kişisel Veri Toplanmasına Etkisi

Tolga Bilbey, Mehmet Tahir Sandıkkaya

Sayfa 131-152

Bilbey, T., Sandıkkaya, M. T. (2020). Oyunlaştırmanın Kişisel Veri Toplanmasına Etkisi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 131-152.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1188814 

Özet

Oyunlaştırma, kişilerin gelişigüzel görevleri tamamlamasını güdülemekte kullanılır. İnternet altyapısının doksanlı yılların başında ticarileşmesiyle birlikte reklâm gelirleri ile bu altyapı fonlandı. Böylece küresel reklâm şirketleri, hedef kitleye daha iyi odaklanmak ve karlılığı artırmak için olabildiğince çok kişisel veri toplamayı hedeflediler. Bu amaçla uyumlu olarak, reklâm şirketlerinin İnternet üzerinden küresel çapta kullanmaya başlamalarıyla oyunlaştırmaya ilgi artmıştır. Bu yaklaşım kişilerin İnternet’i kullanmayı sürdürmek için özlük bilgilerinin gizliliğinden ödün vermesi gerektiği tartışmasını ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışma oyunlaştırmanın kişisel veri toplanmasına etkisinin gösterilmesini amaçlar. Etkiler, oyunlaştırılmış bir ortamda yürütülen bir anketle ölçülmüştür. Kişilerin beyanları ve demografik bilgileri, davranışları ile örtüştürülerek gözlenmiştir. Çalışmanın ortaya koyduğu en dikkat çekici sonuç; kişiler farkına varmadan davranışlarının değiştirilebileceğidir. Bu durumda, oyunlaştırma uygulamalarını sürdüren kişilerin etik değerlerle çelişmemek için son derece dikkatli olmaları gerekir.

Anahtar Kelimeler: Oyunlaştırma, Özlük Bilgilerinin Gizliliği, Anket.

    TAM METİN (EN)         

10. Yapay Zeka Çırakları İnsan Emsallerinden Daha İyi Performans Gösterirse?

Lale Başarır

Sayfa 153-166

Başarır, L.  (2020). Yapay Zeka Çırakları İnsan Emsallerinden Daha İyi Performans Gösterirse?  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 151-166.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1255756  

Özet

Bu çalışmanın odak noktası, mimarinin bilgi tabanı bir yapay zekaya teslim edildiğinde bilgisayar destekli mimarinin artık yapay zeka destekli mimariye (AIAA) nasıl dönüşebileceğine dair bir vizyon çizmektir. Bu nedenle böyle bir mimarinin vizyonu, insanın evriminin çağlarına uygun olarak tasvir edilmiştir. Bu nedenle, mimarlığın örtük bilgisi, veri / bilgi / bilgi birikimi ve bilgelik hiyerarşisi ile bağlantılı olarak incelenmektedir. Bu nedenle, AI uygulamalarının mevcut durumunu ve olası geleceğini tanımlama bağlamında, Yapay Dar Zekâ (YDZ)I, Yapay Genel Zekâ (YGZ) ve Yapay Süper Zekâ (YSZ)olarak kavramsal seviyeleri okuyucuya tanıtılmaktadır. Dar yapay zeka uygulamaları, farklı alanlarda birbirinden bağımsız olarak çalışılmaktadır. Bu çalışma, bilgi çağında mimarlığın tüm bilgisini öğrenen ve daha sonra kendisini bilgelik çağında YGZ’ye bağlayan varsayımsal bir mimar yapay zekayı okuyucuya sunulmaktadır. Mimarların, gelecekteki çıraklarını en iyi ve özelleştirilmiş mekanları yaratma uygulamaları için eğitmek istiyorlarsa üstlenmeleri gereken, kullanıcı odaklı yaklaşıma vurgu yapılmaktadır. Bu bağlamda, yapay zeka ile üretilen çıktıların, hala “tasarım” olarak kabul edilip edilemeyeği tartışılmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Yapay Zeka, Yapay Genel Zeka, Yapay Zeka Destekli Mimar, Mimarlık Bilgisi, Kullanıcı Odaklı Tasarım.

    TAM METİN (EN)         

11. GAN ile Mimari Plan Üretimlerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Durum Çalışması

Can Uzun

Sayfa 167-182

Uzun, C. (2020). GAN ile Mimari Plan Üretimlerinin Değerlendirilmesi Üzerine Bir Durum Çalışması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(3), 167-182.

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1266251 

Özet

Bu çalışma GAN algoritması çıktılarının değerlendirildiği yöntemlerin değerlendirilmesi üzerine bir çalışma niteliğindedir. GAN çıktısı değerlendirme yöntemleri her nekadar literatürde kabul görmüş olsa da mimari plan şemalarından oluşan bir veri seti eğitim çıktılarında da GAN verimliliğinin aynı değerlendirme yöntemleri ile kullanılıp kullanılmaması cevaplanması gereken bir soru halindedir. Bu çalışma boyunca GAN algoritmasının alt sınıfında bulunan DCGAN algoritması ile üretilmiş Palladyan plan şemalarının ve GAN algoritmasının verimliliği değerlendilirmiştir. Bu değerlendirme yapılırken GAN algoritmasının literatürde kabul görmüş nicel ve nitel değerlendirme yöntemlerinden sırasıylsa Frechet Inception Distance ve hızlı sahne sınıflandırması kullanılmıştır. Değerlendirme sonucunda bu yöntemlerin mimari plan üretimi için uygunluğu tartışılmıştır. Metnin sonnda nicel ve nitel GAN değerlendirme yöntemlerinin mimari plan şeması üretimlerini değerlendirmek üzere özelleşmiş yeni yöntemlere ihtiyacı olduğu sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler: GAN Değerlendirme, Frechet Inception Distance, Hızlı Sahne Sınıflandırması.

    TAM METİN (TR)         

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Yapı Bilgi Modelleme

Gülen Çağdaş, Ethem Gürer, Sema Alaçam

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Bina Bilgi Modelleme İle Erken Tasarım Aşamasında Karar Verme Süreçlerinin Sürdürülebilirlik Bağlamında Değerlendirilmesi

Ömer Halil Çavuşoğlu, Gülen Çağdaş

Sayfa 1-26

Çavuşoğlu, Ö. H. & Çağdaş, G. (2020). Bina Bilgi Modelleme İle Erken Tasarım Aşamasında Karar Verme Süreçlerinin Sürdürülebilirlik Bağlamında Değerlendirilmesi.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 1-26).

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/703309

 

Özet

Sanayi Devrimi ile başlayan ve günümüze kadar uzanan süreçte dünya tarihinde daha önce görülmemiş bir hızda değişim ve gelişim gerçekleşmiştir. Özellikle son elli yılda gerçekleşen gelişmeler, ortaya çıkan ihtiyaçlar ve uygulanan çözüm yollarının sonucunda; küresel olarak dünyayı etkileyen küresel ısınma sorunu, belirgin iklim değişiklikleri, ozon tabakasının incelmesi, yeraltı kaynaklarının tükenme tehlikesi, enerji sarfiyatının ve çevre kirliliğinin artması gibi yeni olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Araştırmalar, mimarlık alanının ve özellikle de mimari tasarımın bu durum ile doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymuştur. Bu olumsuz durumun üstesinden gelebilmek adına yeni tasarım araçları ve yaklaşımları geliştirilmeye başlanmıştır. Bu bağlamda, Bina Bilgi Modelleme ortamları için kütle tasarım araçları geliştirilmiş ve ortamın bu kütle modelleri üzerinde kavramsal analiz ve simülasyonlar yapabilmesi sağlanmıştır. Böylelikle, tasarımcılara erken tasarım aşamasında dahi tasarımlarını belirli kavramsal ve varsayımsal girdiler ile sınayabilme ve çalışmalarını sürdürülebilirlik bağlamında değerlendirebilme ortamı sunulmuştur. Bu çalışmanın birincil amacı, erken tasarım aşamasında Bina Bilgi Modelleme ortamlarının sunduğu yeni tasarım araçlarının, tasarımcıların ilk tasarım kararları üzerindeki etkisini sürdürülebilirlik bağlamında incelemek ve erişilen bulguları irdelemektir. Bu amaca ulaşabilmek için belirlenmiş olan araştırma soruları aşağıda paylaşılmıştır:
o Protokol çalışmalarında hangi fiziksel ve bilişsel tasarım eylemleri ne yoğunlukta ortaya çıkmaktadır?
o Katılımcıların bu çalışma süreçleri kapsamında gerçekleştirdikleri tasarım eylemlerinin dağılımı bağlamında, herhangi bir benzerlik veya farklılık tespit edilebilmekte midir?

Anahtar Kelimeler: BBM, Bina Bilgi Modelleme, Sürdürülebilirlik, Tasarımda Karar Verme, Protokol Analizi

     TAM METİN (TR)         

4. İnşaat Sektöründe Elektronik İhale (E-İhale) Sistemleri ve Yapı Enformasyonu Modellemesi Entegrasyonu: Örnek Bir Çalışma

Ayşen Saraç Çıracıoğlu, Hakan Yaman

Sayfa 27-40

Çıracıoğlu, A. S., Yaman, H. (2020). İnşaat Sektöründe Elektrobik İhale (E-İhale) Sistemleri ve Yapı Enformasyonu Modellemesi Entegrasyonu: Örnek Bir Çalışma. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 27- 40.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/695172

Özet

Günümüzde enformasyon ve iletişim teknolojilerinin gelişimiyle inşaat sektöründe büyük gelişimler kaydedilmiştir. İnşaat sektörünün önemli bir bölümünü oluşturan ihale süreçleri de enformasyon ve bilgi teknolojilerinden beslenmiş ve ihale işlemleri de elektronik ortamda yapılmaya başlanmıştır. İnşaat sektöründe 2000’li yılların başından beri elektronik ortamda ihale işlemleri yapılmaya başlansa da diğer sektörlerle karşılaştırıldığında kullanım oranı açısından geri planda kalmıştır.
Bu çalışmada, Yapı Enformasyonu Modellemesi (BIM) inşaat sektöründe E-İhale hizmetlerinin etkin kullanılamayışına alternatif bir çözüm olarak sunulmuştur. E-ihale hizmetleri ve Yapı En-formasyonu Modellemesi bütünleştirilmesi, kullanılan terimler ve gerekli teknolojiler ile detaylandırılarak anlatılmıştır. Çalışmanın başında derinlemesine bir literatür araştırması yapılmış, Dünya’da örnek E-İhale uygulamaları tüm gereklilikleriyle incelenmiştir. Örnek olarak, Türkiye Elektronik Kamu Alımları Platformu (EKAP), yapım işleri başlığı altında araştırılmıştır. EKAP uzmanlarıyla karşılıklı görüşmeler yapılmış, Dünya’da E-İhale uygulamaları konusunda sofistike bir uygulama olan Güney Kore E-İhale uygulaması (KONEPS), EKAP ile karşılaştırılmış, sonuç olarak EKAP-BIM entegrasyonu önerilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Birlikte Çalışabilirlik, Bulut Bilişim, E-İhale, Kamu E-ihale Yapı Enformasyonu Modellemesi

     TAM METİN (TR)        

5. Hesaplamalı Tasarım ve YBM Entegrasyonu: “Dynamo” İle Yeni Olanakların Araştırılması

Enes Kaan Karabay

Sayfa 41-64

Karabay, E. K. (2020). Hesaplamalı Tasarım ve YBM Entegrasyonu: “Dynamo” İle Yeni Olanakların Araştırılması.  JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 41- 64.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/713157

Özet

Bu makalede, YBM üzerine eklenen grafik programlama dili ile ortaya çıkan yeni olanaklar incelenecektir. Açık kaynaklı Dynamo, çalışma ortamı olarak seçildi. Revit ve Dynamo’nun oluşturduğu yeni sistem Bilgisayımlı YBM olarak adlandırılmaya başlandı.

Makalede, bir tasarım sürecindeki Hesaplamalı YBM içeren çalışmanın aşamaları açıklanacaktır. Autodesk, Revit’e “DynamoPlayer” adlı bir eklenti de eklemiştir. Bu eklenti, yazılı algoritmaların büyük bir tasarımcı grubunda kullanımını kolaylaştırır ve bilgi gereksinimini azaltır; bu da son kullanıcı tarafından yapılan otomasyonların yolunu açar. Autodesk tarafından oluşturulan gelişmiş bir dil olarak “DesignScript” doğrudan Dynamo ile bütünleştirilir ve ayrıca Python betikleri doğrudan Dynamo ortamına yazılabilir. Tüm avantajları ile Dynamo ile entegre Revit ortamı “Hesaplamalı YBM” olarak yeni bir paradigma değişimi sunar. Algoritmalar, geometri ve YBM veritabanı üzerinde komutları yürütmek, mantıksal ve matematiksel işlemler oluşturmak için kullanılmaktadır. Bu mantıksal işlemler sayesinde, yinelenen görevler için gereken iş gücü azaltılabilir. Bilgisayar ortamındaki yöntemleri tanımlamak için genellikle algoritma destekli tasarım kavramı kullanılır. Makalede, bilgi tabanlı sistemdeki değişim nedeniyle “algoritma destekli” yerine “hesaplama” kavramı kullanılmıştır.

Anahtar Kelimeler: Yapı Bilgi Modelleme, Bilgisayımlı YBM, Hesaplamalı Tasarım

    TAM METİN (TR)         

6. YBM’yi Doğru Kullanarak Akıllı Yapım

Ayşe Polat

Sayfa 65-73

Polat, A. (2020). YBM’yi Doğru Kullanarak Akıllı Yapım. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(2), 65-73.

https://dergipark.org.tr/tr/pub/jcode/issue/53480/714130

Özet

Yapı Bilgi Modellemesi (YBM), tasarım ve inşaat endüstrilerini sarsan önemli bir teknolojidir. Paydaşlar arasında daha fazla işbirliği yapabilmek için, YBM’yi tüm araç ve yaklaşımlarla kullanmamız gerekiyor. Tasarım modellemedeki başarılı süreç, inşaatta çok başarılı bir YBM koordinasyonuna yönlendirebilir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Yapım, Yapı Bilgi Modelleme (YBM)

    TAM METİN (EN)         

Özet

Yapı Bilgi Modellemesi (YBM), tasarım ve inşaat endüstrilerini sarsan önemli bir teknolojidir. Paydaşlar arasında daha fazla işbirliği yapabilmek için, YBM’yi tüm araç ve yaklaşımlarla kullanmamız gerekiyor. Tasarım modellemedeki başarılı süreç, inşaatta çok başarılı bir YBM koordinasyonuna yönlendirebilir.

Anahtar Kelimeler: Akıllı Yapım, Yapı Bilgi Modelleme (YBM)

JCoDe | Cilt 1 Sayı 1 | Eylül 2019 | Biçim Bulma

Kapak

1. Kapak

Sayfa I

       PDF              

Editörden

2. Biçim Bulma

Gülen Çağdaş, Ethem Gürer, Sema Alaçam

Sayfa V

    PDF             

Makaleler

3. Miselyumun Yetiştirilmiş ve Esnek bir Malzeme Olarak Kullanımı Üzerine bir Araştırma

Gülay Elbasdı, Sema Alaçam

Sayfa 01-10  

Elbasdı, G. & Alaçam, S. (2019). Miselyumun Yetiştirilmiş ve Esnek bir Malzeme Olarak Kullanımı Üzerine bir Araştırma. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 01-10).

Özet

Biyo-temelli malzeme tasarımında yapılan son çalışmalar, miselyumun -mantarların vejetatif kısmı- toprak altında büyümesi süresince oluşturduğu ince beyaz filamentler ağının sünek bir matris ve yüksek mukavemetli takviyeden oluşan kompozitler için bir alternatif olabileceğini göstermektedir. Miselyum, doğal bir kendi kendini bağlayıcı olarak hareket ettiğinden, miselyumun serbest form geometrisinde bağlayıcı bir madde olarak kullanılma potansiyelini tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada, kumaş kalıp kullanılarak miselyum bazlı malzemelerin şekil alma ve yeniden şekillendirilme kabiliyetleri tartışılmıştır. Bu potansiyel, sınır koşulları ayarlanabilir bir kalıp üzerinde yeniden şekillendirmeyi araştıran bir dizi deney ile gözlenmiştir. Bu kapsamda, miselyum esaslı malzeme ve kumaş kalıp deneyine dayanan dijital ve analog araçların uygulanmasıyla dökümü yapılan malzemenin başlangıç ve bitiş şekilleri arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. Hazırlanan deney düzeneği, tasarımcının kumaş kalıbının sınır koşullarını manipüle edebilmesini sağlar. Buna göre, farklı başlangıç geometri alternatifleri oluşturulmuş ve deformasyon, üst ve kesit görünüşlerde zamana dayalı olarak gözlemlenip ölçülmüştür. Dijital araçların yardımıyla deneyler bir oluşum süreci olarak belgelenmiştir. Belirli koşullar altında şekillenen malzemeyi ifade eden miselyum esaslı malzemenin kabiliyetini incelemek için iki farklı yaklaşım izlenmiştir. İlk yaklaşım, sabitlenen kumaş kalıbının dijital tasarım araçları ile tanımlanan başlangıç geometrisini korumak ve ortaya çıkan analog şekli elastik deformasyon yoluyla saptamaktır. İkinci yaklaşım, bir kumaş kalıbı içinde mümkün olan en yakın uyumluluk çözümünü bulmak üzere son analog geometriyi sabit tutmaktır.

Anahtar Kelimeler: biyo-temelli malzeme, miselyum, biçim bulma, kumaş kalıp

      TAM METİN (TR)         

4. Dans Hareketi Verilerinin Sayısal Ortamda Forma Dönüştürülmesi

Sinem Kırkan, Gülen Çağdaş

Sayfa 11-34  

Kırkan, S. & Çağdaş, G. (2019). Dans Hareketi Verilerinin Sayısal Ortamda Forma Dönüştürülmesi. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 11-34).

Özet

Mimarlık doğası gereği hareket ve bedenle iç içedir. Hareketin en yoğun olarak gözlemlendiği süreçlerden biri de kuşkusuz ki dans performansıdır. Mimarlık ve dans şekil ve form açısından aynı dili paylaşır; her iki disiplin de kendilerini tanımlamak için katı cisimleri ve mekanı dönüştürür. Bilgisayarın tasarım sürecine dahil olması ile beraber gerçek ortamdaki hareketlerin analiz ve deneyimleme süreçleri son yıllarda sayısal ortamda da değerlendirilmeye başlanmıştır. Hareketlerin sayısal ortamda analizi ile hareket verilerinin elde edilmesi mümkündür. Bu veriler bir çok farklı disiplin için tasarım öğesi olarak ele alınabilir. Bu makale kapsamında dans hareketleri ile etkileşimde olan dinamik mekanlar ve mimari formlar üretilmesinde dans verileri ele alınması üzerinde durulmuştur. Çalışma kapsamında öncelikle beden, hareket ve dans üzerine araştırmalar incelenmiştir. Sonraki aşamada dans performansından hareket verilerinin elde edilmesi incelenmiştir. Bu bağlamda dansçı denek grupları ile çalışılmış, dansçıların hareketleri Kinect, Grasshopper ve Quokka ara yüzleri kullanılarak sayısal ortama aktarılmıştır. Dansçıların hareketleri dans performansı boyunca taranmış, her bir eklemde meydana gelen hareket verisi analiz süreci için depolanmıştır. Sayısal ortamın sağlamış olduğu olanaklar ile hareket verilerine bağlı modeller üretilmiş, mekandaki hareket izleri somutlaştırılmış ve analizi yapılmıştır. Oluşturulan formların dansçı ile birebir etkileşimde olması, beden hareketi dinamikliğinin üretilen forma da yansıması üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda hareket ile etkileşimli bir kabuk tasarımı önerisi sunulmuştur. Çalışmanın sonunda mimarlığın alışıldık katı, durağan formları yerine dinamik ve etkileşimli form arayışlarında dans hareketi verilerinin kullanılmasının üretken sonuçları gösterilmektedir.

Anahtar kelimeler: Mimarlık, Dans, Etkileşimli Tasarım, Sayısal Ortam, Mimari Tasarımda Bilişim

     TAM METİN (TR)         

5. Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeyler ile Biçim Arama Yaklaşımı

Yusuf Reşat Güner, Gülen Çağdaş

Sayfa 35-54

Güner, Y.R. & Çağdaş, G. (2019). Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeyler ile Biçim Arama Yaklaşımı. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 35-54).

Özet

Mimarlığın geometri ile olan ilişkisi, hesaplamalı yaklaşımlar ve yöntemler bağlamında yeni bir boyut kazanmıştır. Bu makale kapsamında, hesaplamalı geometri alanındaki gelişmelerin tasarıma yansımaları irdelenecek ve Periyodik Minimal Yüzeyler ile geliştirilen bir tasarım ürünü sunulacaktır. Hesaplamalı tasarım yöntemlerinin, geleneksel olan fiziksel form arama yöntemlerine karşıt olarak, Minimal Yüzeyler ile tasarım alanına getirdiği yenilikler ve bu yeniliklerin Mimari tasarım süreçlerindeki uygulama alanları ve örnekler incelenecektir. Çalışmanın temel amacı, Hesaplamalı Düşünme yöntemleriyle gelişen geometrik teorilerin bir örneği olarak Üç Yönlü Periyodik Minimal Yüzeylerin (ÜYPMY) periyodik özellikleri kullanılarak ve Hesaplamalı Tasarım yaklaşımlarıyla hedeflenen amaca göre deforme edilip, geometrik özelliklerini kaybetmeden elde edilen birleşimlerden meydana gelen bir mimari tasarım kompozisyonu oluşturmaktır. Bu amaç doğrultusunda çok kenarlı bir alanın, tüm kenarları çevre verilerine bağlı olarak (örneğin giriş-çıkış sayısı) bölümlendirilip, oluşan alt-bölümlenmelere göre (dörtgen) matematiksel teorileri var olan ÜYPMY örnekleri deforme edilip yerleştirilerek bölümler arasındaki iç ve dış mekanların kesintisiz olarak devam ettiği bir mekansal kurgu oluşturulacaktır.


Anahtar Kelimeler: Mimarlık ve geometri, Hesaplamalı geometri, Minimal yüzeyler, Periyodik minimal yüzey tasarımı ve üretimi

     TAM METİN (TR)         

6. Beton Kabuk Strüktür Tasarımı Bağlamında Hesaplama ve Örme

Serenay Elmas, Sema Alaçam

Sayfa 55-64

Elmas, S. & Alaçam, S. (2019). Beton Kabuk Strüktür Tasarımı Bağlamında Hesaplama ve Örme. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 55- 64).

Özet

Bu yazı Aralık 2017’ de İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Lisansüstü Programı’nda yayınlanan ‘’Computing and Knitting: Experiments on Tailoring Concrete and Knitted Textile for Shell Structures‘’ başlıklı tezden üretilmiştir. Tezde, karmaşık biçimlerdeki beton kabuk strüktürlerin üretilebilirliği üzerine malzeme özelliklerinden ve hesaplamalı tasarım araçlarından yararlanarak geliştirilen bütünleşik bir tasarım ve üretim yaklaşımı önerilmektedir. Araştırmada, beton ve örülmüş tekstilin kompozit kullanımı sırasında elde edilen bulgular ve çıktılar üzerine odaklanılmıştır. Başlangıçta esnek ve kolay biçimlenebilen bir malzemeden yararlanmak hedeflenirken, farklı bir kalıba gerek duyulmadan rijit bir strüktürel davranış gösteren hafif beton kabuk oluşturmanın potansiyelleri ele alınmıştır. Çalışma kapsamında yapılan deneyler, malzeme deneyleri, biçim arayışı-dijital simülasyonlar ve fiziksel prototip üretimi olmak üzere üç ana başlık altında toplanmıştır. Mikro ölçekte yapılan malzeme deneyleri üzerinden strüktürel davranışın iyileştirilmesi hedeflenirken aynı zamanda oluşturulan parametrik model ile form arayışının da strüktürel geri dönüşlerle süreç içinde beslenmesi sağlanmıştır. Önerilen yöntem ile, beton kabuk strüktür uygulamalarında kalıp ihtiyacı egale edilerek, üretim maliyetinin, üretim süresinin ve yoğun emek gerektiren işçiliğin minimize edilmesi ile malzeme kaynaklarının sorumlu bir şekilde kullanılması ve üretim kaynaklı atık miktarının sıfırlanması hedeflenmiştir.

Anahtar Kelimeler: hesaplamalı tasarım, strüktürel kabuk, beton kabuk yapısı, tekstil betonarme, yerinde dökme kalıp

     TAM METİN (TR)        

7. Form Kurguları Tasniflerinde Düğüm Örüntüleri Yaklaşımı

Anday Bodur, Ethem Gürer

Sayfa 65-86

Bodur, A. & Gürer, E. (2019). Form Kurguları Tasniflerinde Düğüm Örüntüleri Yaklaşımı. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 65- 86).

Özet

Mimari pratikte form üretimi tarihsel olarak çoğunlukla yukarıdan-aşağı bir süreç olmuştur. Fakat, form üretimi her zaman geleneksel mimari süreci takip etmek durumunda değildir. Çevresel faktörlere verilen tepkilerle evrimleşen, belirme tabanlı form üretimi tipleri de bulunmaktadır ve bu şekilde üretilen kurguların bir kısmı vernaküler mimari kategorisine girmektedir. Bu çalışma mimari formların algılanabilir görsel özelliklerinin, “düğüm örüntüleri” adı verilen bir takım sadeleştirilmiş görsel formlar aracılığıyla, reel ve niceliksel özelliklerini ayırt etmek ve tasnif etmek için kullanılacak bir yaklaşımı ele almaktadır. Örüntü kelimesi çoğunlukla iki boyutlu doku ya da dizilimleri çağrıştırsa da, çeşitli arketipler içinde mimari formları tasnif etmek üzere de kullanılabilir. Karmaşık mimari formları bu şekilde tanımlamak, mimari formların kalıcılık, inşaat kolaylığı ve işlev gibi niteliksel özelliklerini ortaya çıkarmakta bir takım avantajlar sunabilir. Bu çalışma bir örüntünün temel yapı taşı olarak “düğüm” kavramını öne çıkarmaktadır. Düğüm, bir örüntünün tasarımcı ya da mimar gibi teknik bir eğitim almamış bir kullanıcı tarafından tanımlanabilen, en basit ve ayrıksı parçasıdır. Çeşitli mimari arketipleri tanımlayan örüntüler, bütünsellik ve parçalılık, rastlantısallık ve düzenlilik olmak üzere iki dikotomi içinde tartışılmıştır. Bu dört özellik daha sonra dikey ve yatay, lineer ve kütlesel gibi boyutsal dikotomiler ile çakıştırılmıştır. Bu özellikleri taşıyan gerçek, inşa edilmiş mimari örnekler ele alınmış ve örüntülerin kendilerine has özellikleri ortaya konumuştur.

Anahtar Kelimeler: düğümler, örüntüler, belirme, imgelenebilirlik, arketipler

    TAM METİN (TR)         

8. Diagrid Strüktür Sistemlerinin Serbest Biçimli Yüksek Tasarımlarda Hesaplanması

Çağlan Çelebi

Sayfa 87-109

Çelebi, Ç. (2019). Diagrid Strüktür Sistemlerinin Serbest Biçimli Yüksek Tasarımlarda Hesaplanması. JCoDe: Journal of Computational Design, 1(1), 87-109).

Özet

Mimarlıkta diagrid strüktür sistemlerinin kullanımı son yıllarda yaygınlaşmıştır. Diagridler tasarımda kullanılan yapısal elemanların sayısını azalttıkları için avantajlıdırlar. Bununla birlikte, diagrid strüktür sistemlerinin serbest biçimli yüksek katlı tasarımlarda kullanımı yaygın değildir. Yüksek katlı tasarımların çoğu simetrik ve ortogonal yapılardır, fakat bir bina geometrisi biçim türü olan serbest biçim, sabit bir düzen ve merkezi bir dönme ekseni olmayan asimetrik konfigürasyonlardır. Serbest biçimli yüksek katlı tasarımlarda gözlenen zorluklar arasında yapısal çözümlerin analiz ve sentezindeki verimlilik ile yapısal elemanların fiziksel gerçekleştirilmesi vardır. Bu zorlukların üstesinden gelmek için hesaplamalı yaklaşımların desteğine ihtiyaç vardır. Bununla birlikte, bu çalışmaya kadar var olan yazılımlar telif hakkı ile korunmaktadır ve pahalıdır, bu nedenle birçok küçük firma ve bireysel tasarımcı bu yazılımlara erişemez. Bu yazılımların satın alınabilirlik ve erişilebilirlik problemlerini ele alan tez, serbest biçimdeki yüksek katlı tasarımlarda diagrid yapıların ön tasarımları için hesaplamalı yaklaşım ile bir destek sistemi sunmaktadır. Bu destek, algoritmik bir tasarım arayüzünde gerçekleşir ve en büyük avantaj, bütünleşik olarak tasarımcıların tasarım ve analiz aşamalarını tek bir arayüzde yapabilmeleridir. Model üç ana aşamadan oluşmaktadır. Bu aşamalar, serbest biçimli yüksek katlı bir geometrinin oluşturulması, bu geometrinin bir diagrid strüktür sistemi ile yapısal analizi ve en önemli yapı sistemi elemanını olan düğüm noktalarının ön üretim için uygun şekilde numaralandırılması ve sıralanmasıdır. Modelin yapısal değerlendirmesine dayanarak, tez, potansiyel yapısal elemanın diagrid strüktür sistemine eklenip eklenemeyeceğini görmek için diagrid strüktür sistemlerinin alternatiflerini tartışmaktadır.

Anahtar Kelimeler: diagrid strüktür sistemleri, serbest biçimli yüksek katlı tasarımlar, düğüm noktası, ön tasarım, yapısal analiz

    TAM METİN (EN)         

Copyright © 2020 Journal of Computational Design All Rights Reserved & ITU Rectorate

Istanbul Technical University | Faculty of Architecture